Anayasa Mahkemesi'nin Umut Çongar kararında, Yargıtay'ın ilk derece mahkemesinin kararını bozarken, sanığın eyleminin 'terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme' suçunu değil, 'terör örgütüne üye olma' suçunu oluşturacağını belirtmesi, masumiyet karinesi ihlaline nasıl katkıda bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #150848

Bu durum, ihlale önemli ölçüde katkıda bulunmuştur. Çünkü ilk derece mahkemesi, bozmadan önceki kararında, sanığın eylemlerini önceki mahkumiyetine hiç atıf yapmadan değerlendirmiş ve daha hafif nitelikteki 'örgüt adına suç işleme' suçunu oluşturduğu sonucuna varmıştı. Ancak Yargıtay 16. Ceza Dairesi, bozma kararında, sanığın eylemlerini değerlendirirken 'silahlı terör örgütü üyeliğinden ceza alan ve şartla tahliye edilmesinden sonra' ifadesini kullanarak, sanığın geçmiş mahkumiyetini suçun nitelendirmesinde temel bir ölçüt olarak kullanmıştır. Yargıtay'ın bu nitelemesi, bozma sonrası yargılamada ilk derece mahkemesini bağlamış ve mahkeme, Yargıtay'ın bu gerekçesine dayanarak, sanığın eylemlerini 'terör örgütü üyeliği' olarak kabul etmiştir. AYM'ye göre, Yargıtay'ın bu müdahalesi, yargılamanın seyrini değiştirmiş ve önceki mahkumiyetin, yeni suçun sübutunda ve nitelendirilmesinde belirleyici bir rol oynamasına, dolayısıyla masumiyet karinesinin ihlal edilmesine yol açmıştır.