TCK m. 183'te düzenlenen 'gürültüye neden olma' suçu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36. maddesindeki 'gürültü' kabahati arasındaki temel ayrım noktası nedir? Aynı fiil her iki hükme de konu olabilir mi?
Bu iki düzenleme arasındaki temel ayrım, eylemin yarattığı tehlikenin niteliğindedir. Kabahatler Kanunu m. 36'daki fiil, başkalarının 'huzur ve sükununu bozacak' şekilde gürültü yapmaktır. Bu daha genel ve daha düşük yoğunluklu bir rahatsızlığı ifade eder. TCK m. 183'teki suç ise, gürültünün 'başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli' olmasını şart koşar. Yani, suçun oluşması için gürültünün insan sağlığına yönelik bir tehlike oluşturması gerekir. Kabahatler Kanunu'nun 15/3. maddesi uyarınca, bir fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmışsa, 'sadece suçtan dolayı' yaptırım uygulanır. Dolayısıyla, bir gürültü fiili, insan sağlığına zarar vermeye elverişli nitelikteyse, bu fiil TCK m. 183'teki suçu oluşturur ve faile sadece bu suçtan ceza verilir, ayrıca kabahatten dolayı idari para cezası verilemez. Eğer gürültü bu nitelikte değilse, sadece huzur ve sükunu bozuyorsa, o zaman Kabahatler Kanunu m. 36 uygulanır.