Ceza Genel Kurulu'nun, katılan mağdur vekilinin kanun yoluna başvuru hakkına ilişkin kararında (K.2022/786), ayırt etme gücü olmayan küçük mağdurun kanuni temsilcisinin menfaati ile küçüğün menfaatinin çatışması durumlarda (örneğin sanığın, velinin akrabası olması) nasıl bir çözüm öngörülmüştür?
Ceza Genel Kurulu'nun ilgili kararında, bu tür menfaat çatışması durumları için Medeni Kanun hükümlerine atıf yapılarak bir çözüm yolu gösterilmiştir. Eğer mağdurun kanuni temsilcisinin (veli veya vasi) menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa (örneğin, kanuni temsilcinin sanık olması, sanıkla akrabalık ilişkisi bulunması veya suçtan menfaat elde etmesi gibi durumlarda), TMK m. 426/2 uyarınca işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu madde, temsil kayyımlığını düzenler. Bu durumda mahkeme, küçüğe bir 'temsil kayyımı' atanmasını sağlamak üzere yetkili vesayet makamına (Sulh Hukuk Mahkemesi) bildirimde bulunmalıdır. Atanan kayyım, çocuğun menfaatlerini korumakla yükümlü olur ve davaya katılıp katılmama, kanun yollarına başvurma gibi konularda onun iradesine üstünlük tanınır. Böylece, kanuni temsilcinin menfaat çatışması nedeniyle çocuğun haklarını koruyamadığı durumlarda, çocuğun menfaati kayyım aracılığıyla güvence altına alınmış olur.