Gürültüye neden olma suçunun (TCK m. 183) oluşabilmesi için gürültüye maruz kalan kişinin sağlığının fiilen bozulması şart mıdır? Suçun hukuki niteliğini (zarar/tehlike suçu) ve ispatı için aranan unsurları açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #150792

Hayır, sağlık durumunun fiilen bozulması şart değildir. Yargıtay kararlarında da (Y18CD-K.2015/5947, Y18CD-K.2017/2171) belirtildiği üzere, TCK m. 183'te düzenlenen gürültüye neden olma suçu bir 'somut tehlike' suçudur. Suçun oluşması için, çıkarılan gürültünün 'başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli' olması yeterlidir. Yani, somut bir zararın (sağlık bozulması) meydana gelmesi gerekmez; zararın ortaya çıkma tehlikesinin bulunması suçun oluşumu için kafidir. Suçun ispatı için iki temel unsur aranır: 1) Gürültünün, ilgili kanunlar (örn: 2872 sayılı Çevre Kanunu) ve yönetmeliklerde belirtilen standartlara ve yükümlülüklere aykırı olması. 2) Bu gürültünün insan sağlığına zarar vermeye 'elverişli' olduğunun, genellikle bir bilirkişi raporu (örneğin, odyoloji uzmanı içeren bir heyetten) ile bilimsel olarak tespit edilmesi.