Bir ceza davasında mağdur (veya müşteki), CMK m. 233 uyarınca usulüne uygun olarak çağrılmasına rağmen mazeretsiz olarak duruşmaya gelmezse ne olur? Mağdurun olayın tanığı olup olmaması bu sonucu etkiler mi?
Mağdurun duruşmaya gelmemesinin sonuçları, olayın tanığı olup olmamasına göre değişir. 'musteki-katilan-musteki-sanik-ne-demek/' makalesinde açıklandığı üzere: - **Mağdur Olayın Tanığı İse:** Bu durumda beyanı olayın aydınlatılması için zorunlu kabul edilir. Tanıklar hakkındaki hükümler uygulanır. Usulüne uygun tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmeyen mağdur hakkında 'zorla getirme' kararı verilebilir. Ayrıca gelmemesinin neden olduğu yargılama giderleri kendisine yükletilebilir. - **Mağdur Olayın Tanığı Değilse:** Bu durumda beyanı olayın aydınlatılması için zorunlu görülmeyebilir. CMK m. 235'e göre, usulüne uygun tebligata rağmen gelmezse, duruşmaya yokluğunda devam edilebilir. Mahkeme, adresinin araştırılmasına gerek görmeyebilir ve hatta verilen kararın kendisine tebliğ edilmesine bile gerek duymayabilir. Ancak her durumda mahkeme, somut olayın özelliklerine göre mağdurun dinlenmesinin zorunlu olup olmadığını takdir edecektir.