CMK m. 112/1, adli kontrol tedbirlerine uymayan şüpheli veya sanık hakkında 'hemen tutuklama kararı verilebilir' hükmünü içermektedir. Daha önce sorgusu yapılmamış bir şüpheli hakkında, dosya üzerinden verilen adli kontrol kararını ihlal etmesi halinde, yeniden sorgu yapılmaksızın bu hüküm uygulanabilir mi?
Bu konu hukuken son derece tartışmalıdır ve 'yoklukta-ve-sorgusuz-tutuklama-karari-verilebilir-mi' başlıklı makalede eleştirilmektedir. Makaledeki baskın görüşe göre, bu uygulama kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlalidir. Her ne kadar CMK m. 112/1'in lafzı dosya üzerinden tutuklamaya izin veriyor gibi görünse de, Anayasa m. 19 ve CMK'nın temel ruhu (m. 101) gereği, tutuklama gibi ağır bir tedbir için sorgu esastır. Başlangıçta sorgu yapılmadan adli kontrol kararı verilmesi zaten bir usuli hatadır. Bu hatalı işlemin devamı olarak, şüphelinin adli kontrolü ihlal etme nedenlerini ve mazeretini dinlemeden, doğrudan yokluğunda tutuklama kararı verilmesi, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir. İdeal olan, CMK m. 98 uyarınca yakalama emri düzenlenmesi, şüphelinin yakalandığında sorgusunun yapılması ve adli kontrolü ihlalde haklı bir sebebinin olup olmadığı anlaşıldıktan sonra tutuklama tedbirinin değerlendirilmesidir.