Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 21 Aralık 2021 tarihli tebliği ile dövize endeksli mevduat sistemini düzenlemesinin hukuki dayanağı olarak gösterilen 1211 sayılı TCMB Kanunu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu maddeleri, kur farkının TCMB tarafından ödenmesine yeterli bir zemin oluşturur mu? Makaledeki eleştiriyi açıklayınız.
Makaleye göre, gösterilen hukuki dayanaklar yeterli değildir. Tebliğin dayanağı olarak gösterilen 1211 sayılı Kanun m.4 ve 5411 sayılı Kanun m.144 gibi hükümler, TCMB'ye finansal sistemde istikrarı sağlamak, para ve döviz piyasaları ile ilgili düzenleyici tedbirler almak gibi genel yetkiler vermektedir. Ancak makalede, bu genel yetkilerin, TCMB'nin kendi kasasından veya Hazine aracılığıyla belirli mevduat sahiplerine 'kur farkı ödemesi' gibi doğrudan bir mali taahhüt altına girmesine hukuki dayanak oluşturamayacağı savunulmaktadır. Bir anonim şirket olan TCMB'nin bu tür bir ödeme yapabilmesi için, kendi kanununda bu duruma açıkça izin veren bir hüküm bulunması ve bu hükmün de Anayasa'ya uygun olması gerekir. Alt norm olan tebliğin, üst norm olan kanunda açıkça yer almayan bir mali yükümlülük yaratması, hukukun temel ilkelerine ve normlar hiyerarşisine aykırıdır.