Sanığın hazır bulunmadığı bir ceza davası duruşmasında, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını sunmasının ardından, mahkemenin CMK m. 216/1'deki söz sırasına aykırı olarak, önce katılan vekiline sonra sanık müdafiine söz vermesi, Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilmektedir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.01.2013 tarihli ve 2013/19 K. sayılı kararında bu durum ele alınmıştır. YCGK'ya göre, söz sırasına ilişkin bu kurala aykırı hareket edilmesi bir 'usule aykırılık' teşkil eder. Ancak bu aykırılık, tek başına mutlak bir bozma nedeni değildir. Eğer bu usule aykırılık sonucunda, savunma hakkını esaslı bir şekilde kısıtlayan bir durum ortaya çıkmamışsa (örneğin katılan vekilinin, yeniden bir savunma yapmayı gerektirecek esaslı bir beyanda bulunmaması gibi), bu durum savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul edilmez ve kararın bozulmasını gerektirmez. (Kaynak: Son Söz Hakkı, YCGK, 2012/3-1469 E., 2013/19 K.)