Hukuki belirlilik ilkesinin ihlali, her zaman bağımsız bir hak ihlali midir, yoksa başka hakların ihlalinin bir unsuru olarak mı ortaya çıkar?
Hukuki belirlilik ilkesinin ihlali, duruma göre hem bağımsız bir hak ihlali hem de başka bir hakkın ihlalinin unsuru olabilir. AİHM ve AYM içtihatlarına göre; 1) İçtihatlardaki derin ve süregelen farklılıklar gibi durumlar, doğrudan doğruya 'adil/dürüst yargılanma hakkı'nın (AİHS m. 6) bir unsuru olan hukuki belirlilik/güvenlik ilkesinin bağımsız ihlalini oluşturabilir. 2) Bir kanuni düzenlemenin belirsizliği, temel bir hak ve özgürlüğe yapılan müdahalenin 'kanunilik' şartını (örn: AİHS m. 8, 9, 10, 11'in 2. fıkraları) sağlamamasına yol açarak, o temel hakkın (özel hayatın gizliliği, ifade özgürlüğü vb.) ihlaline neden olabilir. 3) Ceza hukukunda ise, suç tanımının belirsizliği, 'suçların ve cezaların kanuniliği' ilkesinin (AİHS m. 7) ihlalini oluşturur. (Kaynak: “Hukuki Kesinlik/Belirlilik” İlkesi Karşısında Birbiri ile Uyuşmayan Yargı Kararları)