Ceza Muhakemesi Hukukunda, sanığa tanınan son söz hakkının (CMK m. 216/3), 'insan onuru' ve 'kişinin yargılamanın nesnesi değil, öznesi olması' ilkeleriyle bağlantısını kurunuz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #150088

Son söz hakkı, sanığı yargılamanın edilgen bir nesnesi olmaktan çıkarıp, sürecin aktif bir öznesi haline getiren en önemli güvencelerden biridir. Duruşmanın sanığın sözleriyle bitmesi, onun iddialar ve deliller karşısında son bir kez, tüm çıplaklığıyla ve doğrudan mahkemeye hitap etme imkanı bulması demektir. Bu, sanığın bir 'obje' gibi hakkında karar verilen bir varlık olmadığını, aksine sürecin sonunda kendi kaderi hakkında söz söyleme hakkına sahip bir 'birey' olduğunu teyit eder. Bu durum, Anayasa'nın temelini oluşturan 'insan onurunun dokunulmazlığı' ilkesinin yargılamadaki somut bir yansımasıdır. (Kaynak: Son Söz Hakkı)