TCK m. 4'teki 'ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz' ilkesi karşısında, Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin bir direnme kararında, 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesindeki 6 aylık ödeme süresinin sanığa ayrıca ihtar edilmesine gerek olmadığı, sanığın kanunu bilmekle yükümlü olduğu yönündeki yerel mahkeme görüşünü neden hukuka aykırı bulduğunu ve bozma yönünde oy kullandığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #150056

Yargıtay, bu tür özel ve lehe kanuni düzenlemelerin sanığa bildirilmesini, salt 'kanunları bilmemek mazeret sayılmaz' ilkesiyle geçiştirilemeyecek bir 'adil yargılanma hakkı' ve 'savunma hakkı' gereği olarak görmektedir. Sanığın, hakkında ceza verilmemesi sonucunu doğuracak bu özel ve geçici imkandan haberdar edilmesi, onun bu haktan etkin bir şekilde yararlanabilmesi için zorunludur. Mahkemenin bu bilgilendirmeyi yapmadan yargılamaya devam etmesi, sanığın lehe olan bir kanun hükmünden fiilen yararlanmasını engellediği için 'eksik araştırma' ve savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul edilir. Bu durum, TCK m. 4'ün genel ilkesinden daha özel bir usuli güvencenin uygulanması gerektiği anlamına gelir. (Kaynak: TCK 4. Madde Emsal Yargıtay Kararları, Yargıtay 17. CD, E. 2015/28128, K. 2017/8416)