Hukuka aykırı olarak elde edilen bir delilin (örneğin, yasadışı dinleme kaydı) ceza yargılamasında kullanılması, masumiyet karinesini nasıl ihlal eder? AİHS ve Türk Hukuku'nun bu konudaki yaklaşımlarını karşılaştırınız.
Masumiyet karinesi, suçluluğun 'hukuka uygun' delillerle ispatını gerektirir. Hukuka aykırı delillere dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesi, ispatın hukuki geçerliliğini ortadan kaldırır ve bu ilkeyi ihlal eder. Türk Hukuku'nda, CMK m. 217/2 'Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir' diyerek hukuka aykırı delillerin kullanılmasına mutlak bir yasak getirmiştir ('delil yasağı'). AİHS m. 6'da ise bu konuda açık bir kural yoktur. AİHM, hukuka aykırı delilin kullanılıp kullanılmadığına değil, yargılamanın 'bir bütün olarak adil' olup olmadığına bakar. Delilin elde edilişindeki aykırılığın derecesi, delilin güvenilirliği ve sanığa bu delile karşı etkin bir şekilde itiraz etme imkanı verilip verilmediği gibi unsurları değerlendirir. (Kaynak: Masumiyet Karinesi, Schenk/İsviçre kararı; CMK m. 217/2)