Masumiyet karinesi ile sanığın 'tutuklulukta geçirdiği sürenin makul olması' gerekliliği arasındaki ilişkiyi açıklayınız. AİHM, bir tutukluluk süresinin makul olup olmadığını değerlendirirken hangi kriterleri dikkate alır?
Masumiyet karinesi, bir kişinin suçluluğu ispatlanana kadar suçsuz sayılmasını gerektirir. Tutuklama ise bu ilkeye getirilen en ağır istisnadır. Bu nedenle, masumiyet karinesi altındaki bir kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılmasının 'makul bir süreyi' aşmaması gerekir. Aksi takdirde, tutukluluk bir tedbir olmaktan çıkıp peşin bir cezaya dönüşür. AİHS m. 5/3 kapsamında AİHM, makul süreyi değerlendirirken şu kriterlere bakar: 1) Tutukluluğun gerekçelerinin devam edip etmediği (kaçma şüphesi, delil karartma tehlikesi). 2) Davanın karmaşıklığı. 3) Sanığın tutum ve davranışları. 4) Yargısal makamların davayı yürütürken gösterdiği özen. Bu kriterler ışığında, sürenin uzunluğu tek başına değil, somut olayın koşullarıyla birlikte değerlendirilir. (Kaynak: Masumiyet Karinesi, Remzi AYDIN/Türkiye Kararı)