Sanığın, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil etmek amacıyla, alacaklısı olduğu senedi hileli bir şekilde kullanarak icra takibi başlatması eylemi, TCK m. 159 (nitelikli dolandırıcılık) ve TCK m. 211 (hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı amacıyla sahtecilik) suçları açısından nasıl değerlendirilmelidir?
Bu durumda, sanığın eyleminin her iki suç tipi açısından da değerlendirilmesi gerekir. Eğer sanık, alacağını tahsil etmek için hileli davranışlarla (örneğin sahte bir belge kullanarak) icra takibi başlatıp borçluyu yanıltarak bir ödeme almış veya malına haciz koydurmuşsa, bu eylem TCK m. 159'daki 'bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık' suçunu oluşturur. Eğer bu hile, resmi veya özel bir belgede sahtecilik yapılarak gerçekleştirilmişse, örneğin sahte bir senet düzenlenmişse, ayrıca TCK m. 211'deki 'bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla özel belgede sahtecilik' suçu da gündeme gelebilir. Bu durumda fikri içtima kuralları (TCK m. 44) uygulanarak en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir. (Kaynak: TCK 159 Emsal Yargıtay Kararları, Yargıtay 11. CD, E. 2017/1944, K. 2018/3503)