Yüksek mahkemelerin farklı daireleri arasında 'derin ve süregelen içtihat farklılıkları' olması durumunda, 'hukuki belirlilik' ilkesi ve 'adil/dürüst yargılanma hakkı' nasıl etkilenir? İHAM ve AYM'nin bu durumu değerlendirirken kullandığı üç temel kriter nedir?
Yüksek mahkemelerin varlık sebebi içtihat birliğini sağlamak olduğundan, daireleri arasındaki derin ve süregelen içtihat farklılıkları, hukuki belirlilik ilkesini zedeler ve yargı sistemine güveni azaltarak adil/dürüst yargılanma hakkını ihlal edebilir. İHAM ve AYM, bu tür bir ihlalin olup olmadığını değerlendirirken şu üç kriteri kullanır: 1) İçtihat farklılığı derin ve süregelen nitelikte midir? 2) Bu farklılığı ortadan kaldıracak bir (içtihat birleştirme gibi) mekanizma var mıdır? 3) Bu mekanizma etkili bir şekilde işletilerek farklılık giderilebilmiş midir? (Kaynak: “Hukuki Kesinlik/Belirlilik” İlkesi Karşısında Birbiri ile Uyuşmayan Yargı Kararları)