Hakaret suçunun (TCK m. 125) 'kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı' işlenmesi halinde (TCK m. 125/5), ceza hukuku sorumluluğunun nasıl belirleneceğini ve bu durumda zincirleme suç hükümlerinin (TCK m. 43) neden uygulanacağını madde gerekçesine de atıfta bulunarak açıklayınız.
TCK m. 125/3-a, hakaret suçunun bir kamu görevlisine 'görevinden dolayı' işlenmesini nitelikli bir hal olarak düzenlemiş ve cezanın alt sınırını bir yıldan az olamayacak şekilde belirlemiştir. TCK m. 125/5 ise, bu nitelikli halin özel bir işleniş biçimini, yani hakaretin 'kurul halinde çalışan kamu görevlilerine' yöneltilmesi durumunu düzenler. Sorumluluğun Belirlenmesi: TCK m. 125/5'e göre, 'Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır.' Bu hüküm, suçun mağdurunun kimler olduğunu belirleyen bir kural getirir. Hakaret eylemi tek bir fiil olmasına rağmen, kanun bu fiilin, o kurulu oluşturan her bir üyeye karşı ayrı ayrı işlenmiş sayılacağını kabul eder. Örneğin, bir ihale komisyonuna veya bir mahkeme heyetine yönelik genel bir hakaret, o komisyonu veya heyeti oluşturan her bir üyenin şahsına yapılmış kabul edilir. Dolayısıyla, mağdur sayısı kurulun üye sayısı kadardır. Zincirleme Suç Hükümlerinin Uygulanması: Normalde, tek bir fiille birden fazla kişiye karşı aynı suçun işlenmesi halinde, TCK m. 43/2 uyarınca 'aynı neviden fikri içtima' kuralları uygulanır ve faile tek bir ceza verilir ancak bu ceza belirli oranda artırılır. Ancak, TCK m. 125/5'in ikinci cümlesi bu genel kurala bir istisna getirerek, 'Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır' demektedir. Zincirleme suç (TCK m. 43/1), bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi veya aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi halidir. TCK m. 125/5, tek bir fiille birden fazla kamu görevlisine (kurul üyelerine) hakaret edilmesini, kanun gereği (ex lege) bir zincirleme suç hali olarak kabul etmiştir. Bunun sonucu şudur: Fail hakkında, TCK m. 125/3-a'ya göre temel bir ceza belirlenir. Ardından, mağdur sayısı (kurul üyesi sayısı) dikkate alınarak, bu ceza üzerinden TCK m. 43/1 uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırım yapılır. Kanun koyucu, kurul halinde çalışan kamu görevlilerinin temsil ettiği kamusal otoriteye ve saygınlığa yönelik saldırıyı daha ağır bir haksızlık olarak görmüş ve bu özel düzenleme ile faile daha ağır bir ceza verilmesini sağlamayı amaçlamıştır. Bu, genel fikri içtima kuralından daha ağır bir sonuç doğuran özel bir içtima hükmüdür. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/hakaret-ve-serefe-karsi-suclar/)