Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (CMK m. 171) kararı verildiğinde, soruşturma konusu suçta kullanıldığı iddia edilen ve bizatihi bulundurulması suç olmayan (örneğin, bulundurma ruhsatlı tabanca) bir eşya hakkındaki elkoyma tedbirinin akıbeti ne olmalıdır? Bu eşyanın müsadere edilip edilemeyeceğini, mülkiyet hakkının korunması ve CMK m. 131-132 hükümleri çerçevesinde tartışınız.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE), yeterli suç şüphesi olmasına rağmen Cumhuriyet savcısının belirli koşulların varlığı halinde kamu davası açmayı 5 yıl süreyle ertelediği bir kurumdur. Bu süreçte, soruşturma askıya alınır. Soruşturma sırasında elkonulan ve bizatihi bulundurulması suç olmayan (TCK m. 54/4 kapsamına girmeyen) bir eşyanın akıbeti, KDAE kararı ile birlikte tartışmalı hale gelir. Müsadere Açısından Değerlendirme: TCK m. 54 uyarınca müsadere, bir güvenlik tedbiridir ve kural olarak kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmüyle birlikte verilebilir. KDAE kararında ortada bir mahkumiyet, hatta açılmış bir dava dahi yoktur. Dolayısıyla, bizatihi bulundurulması, üretimi, satımı suç olmayan bir eşyanın (örneğin olayda kullanılan ruhsatlı tabanca veya araç) KDAE kararı ile birlikte müsaderesine karar verilemez. Müsadere için soruşturmanın canlanıp kovuşturmaya geçilmesi ve mahkumiyetle sonuçlanması gerekir. Elkoyma Tedbirinin Akıbeti: KDAE kararı verildiğinde, soruşturma askıya alındığı için bu karara dayanak olan elkoyma tedbirinin hukuki temeli de zayıflar. Elkoyma, delil elde etme ve müsadereye konu olabilecek eşyayı güvence altına alma amaçlı geçici bir tedbirdir. KDAE ile bu amaçlar 5 yıllık bir süre için ortadan kalkar. Bu durumda iki görüş ileri sürülebilir: 1. Dar Yorum: Elkoyma kararının, KDAE süresi boyunca askıda kalacağı ve devam edeceği ileri sürülebilir. Bu görüş, HAGB uygulamasındaki müsadere kararlarının da askıda kalmasıyla paralellik kurar. 2. Geniş Yorum (Mülkiyet Hakkını Koruyan): Bu görüşe göre, ortada yürüyen bir soruşturma veya kovuşturma olmadığından, elkoyma tedbirinin devam etmesi mülkiyet hakkına orantısız bir müdahale teşkil eder. Bu nedenle, CMK m. 131 (Elkoyulan eşyanın iadesi) ve m. 132 (Elkoyulan eşyanın muhafazası veya elden çıkarılması) hükümleri devreye girmelidir. En isabetli çözüm, CMK m. 132/5 uyarınca, elkonulan eşyanın KDAE süresince şüpheliye 'yediemin' sıfatıyla iade edilmesidir. Bu, hem devletin eşya üzerindeki kontrolünü sembolik olarak sürdürmesini sağlar hem de şüphelinin mülkiyet hakkını korur. Erteleme süresi sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilirse eşya tamamen iade edilir; dava açılırsa elkoyma tedbiri yeniden canlandırılır. Sonuç olarak, mülkiyet hakkının korunması ilkesi gereği, bizatihi suç olmayan elkonulmuş eşyanın KDAE süresince sahibine yediemin olarak bırakılması en hukuki ve adil çözüm olacaktır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/Kamu-Davasinin-Acilmasinin-Ertelenmesinde-Elkoymanin-Akibeti)