Bir kişinin, hakkında ayrılık kararı verilmemiş ancak fiilen ayrı yaşadığı eşinin konutuna, onun rızası olmadan girmesi halinde, bu eylemin konut dokunulmazlığının ihlali (TCK m. 116) suçu açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiğini, TCK m. 167'deki şahsi cezasızlık sebebinin bu suça etkisini de dikkate alarak tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #149867

Bir kişinin, hakkında ayrılık kararı verilmemiş ancak fiilen ayrı yaşadığı eşinin konutuna rızası olmadan girmesi, TCK m. 116'da düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturur. Bu suçun oluşumu için kritik olan, girilen yerin fail dışındaki bir kişinin 'konutu' olması ve bu kişinin 'rızasına aykırı' olarak girilmesidir. Eşler fiilen ayrı yaşıyorlarsa, her birinin oturduğu konut, diğeri için hukuken 'başkasının konutu' sayılır ve rıza olmadan girilemez. Bu eylemin cezai sorumluluk açısından değerlendirilmesinde TCK m. 167'deki şahsi cezasızlık sebebinin konut dokunulmazlığının ihlali suçuna etkisi yoktur. TCK m. 167, malvarlığına karşı suçlara özgü bir düzenlemedir. Maddenin başlangıcında 'Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların...' ifadesi yer almaktadır. 'Bu bölüm' ifadesi, TCK'nın 'Malvarlığına Karşı Suçlar' başlıklı Onuncu Bölümünü (m. 141-169) işaret eder. Konut dokunulmazlığının ihlali suçu (TCK m. 116) ise TCK'nın 'Hürriyete Karşı Suçlar' başlıklı Yedinci Bölümünde düzenlenmiştir. Dolayısıyla, TCK m. 167'deki şahsi cezasızlık veya cezada indirim sebepleri, farklı bir bölümde yer alan konut dokunulmazlığının ihlali suçu için uygulanamaz. Ancak, bu suçun nitelikli hali TCK m. 119/1-c'de, suçun 'evlilik birliği içinde ayrılık kararı verilmiş veya ayrı yaşanılan eşe karşı' işlenmesi olarak ayrıca düzenlenmemiştir. Bu nedenle, suçun temel hali olan TCK m. 116/1 (6 aydan 2 yıla kadar hapis) veya TCK m. 116/4 (cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis) uygulanacaktır. Fiilen ayrı yaşayan eşe karşı bu suçun işlenmesi, TCK m. 61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılması için bir gerekçe olarak değerlendirilebilir. Sonuç olarak, fiilen ayrı yaşayan eşin konutuna rızasız girmek konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturur ve TCK m. 167'deki şahsi cezasızlık hali bu suç için geçerli değildir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/kadina-siddet-sucu-cezasi-aile-ici/, kadimhukuk.com.tr/makale/sahsi-cezasizlik-sebepleri-tck-167/)