5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinin 7. fıkrasında 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin, silahlı terör örgütüne yardım etme suçunda cezanın bireyselleştirilmesi açısından getirdiği yeniliği açıklayınız. Bu değişiklikten önce, örgüte sadece bir kez ve önemsiz nitelikte yardımda bulunan bir kişinin hukuki durumu neydi ve değişiklik bu durumu nasıl etkilemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #149862

5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinin 7. fıkrası, 'örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak cezalandırılacağını' düzenler. Bu hüküm, silahlı terör örgütlerine yardımda (TCK m. 314/3 atfıyla) da uygulanır. 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi durum: Değişiklikten önce fıkra bu haliyle son buluyordu. Bu durum, örgüte yardım eden kişinin, yaptığı yardımın niteliği, önemi veya yoğunluğu ne olursa olsun, doğrudan doğruya 'örgüt üyesi' gibi cezalandırılması sonucunu doğuruyordu. Yani, örgütün hiyerarşisine dahil olan ve süreklilik arz eden bir faaliyet içinde bulunan bir örgüt üyesi ile örgüte sadece bir defa erzak temin eden veya bir kez iletişim sağlayan bir kişi, aynı cezai yaptırıma (TCK m. 314/2 uyarınca 5 yıldan 10 yıla kadar hapis) tabi tutuluyordu. Bu durum, 'cezada orantılılık' ilkesi açısından ciddi eleştirilere neden oluyordu. Zira, eylemin haksızlık içeriği ile verilen ceza arasında bir orantısızlık söz konusuydu. 6352 Sayılı Kanun ile Getirilen Yenilik: 05.07.2012'de yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 85. maddesiyle, TCK m. 220/7'ye 'Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir' cümlesi eklenmiştir. Bu değişiklik, cezanın bireyselleştirilmesi (TCK m. 61) açısından önemli bir yenilik getirmiştir. Artık hakim, örgüte yardım eden fail hakkında örgüt üyeliği cezasını (temel cezayı) belirledikten sonra, bir takdiri indirim yetkisine sahip olmuştur. Hakim, bu indirimi yaparken 'yapılan yardımın niteliğini' göz önünde bulunduracaktır. Bu kapsamda; - Yardım fiilinin örgüt için taşıdığı önem, - Yardım eyleminin sayısı ve sürekliliği, - Sağlanan yararın büyüklüğü, - Failin örgütle olan ilişkisinin yoğunluğu gibi kriterlere göre, cezada 1/3'e kadar indirim yapabilecektir. Örneğin, örgüte bir defaya mahsus ve önemsiz nitelikte bir yardımda bulunan kişiye daha fazla indirim uygulanırken, sürekli ve önemli yardımlarda bulunan kişiye daha az indirim uygulanması veya hiç uygulanmaması mümkündür. Sonuç olarak bu değişiklik, önceden var olan katı ve orantısız uygulamayı yumuşatarak, hakime failin eyleminin haksızlık içeriğine uygun bir ceza belirleme imkanı tanımış ve cezada orantılılık ilkesini daha işler hale getirmiştir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/silahli-teror-orgutune-yardim-etme-sucu/)