Birbiriyle uyuşmayan yargı kararlarının 'hukuki belirlilik' ilkesini ihlal ettiği kabul edildiğinde, bu durumun adil/dürüst yargılanma hakkı dışında hangi temel hak ve ilkeleri de etkileyebileceğini, verilen metinlerdeki suç tipleri ve uyuşmazlıklar üzerinden örnekleyerek açıklayınız.
Birbiriyle uyuşmayan yargı kararları, 'hukuki belirlilik' ilkesini ve bunun bir parçası olan adil/dürüst yargılanma hakkını (Anayasa m.36, AİHS m.6) ihlal etmenin yanı sıra, uyuşmazlığın konusuna göre başka temel hak ve ilkeleri de doğrudan etkileyebilir. Verilen metinlerden hareketle şu örnekler verilebilir: 1. 'Suçların ve Cezaların Kanuniliği' İlkesi (Anayasa m. 38, AİHS m. 7): Ceza yargılamalarında, birbirine çok benzeyen, aynı maddi olaylara ve kanıtlara dayanan davalarda, yüksek mahkemenin aynı dairesinin bir sanık için suç delili saydığı bir fiili diğer sanık için farklı değerlendirmesi veya bir mahkumiyeti onarken neredeyse aynı durumdaki diğerini bozması, 'kanunilik' ilkesinin öngörülebilirlik boyutunu zedeler. Kişi, hangi eylemin suç sayılacağını ve hangi yaptırıma tabi olacağını yargı kararlarından öngöremez hale gelir. Örneğin, silahlı terör örgütüne yardım suçunda 'tehdit' savunmasının bir davada kabul edilip diğerinde edilmemesi veya 'son söz hakkı'nın müdafi tarafından kullanılıp kullanılamayacağına dair Yargıtay'ın içtihat değiştirmesi, sanıklar açısından öngörülemez bir hukuki durum yaratır ve kanunilik ilkesinin özünü zedeler. 2. Mülkiyet Hakkı (Anayasa m. 35, AİHS Ek Protokol 1): Tapu tahsis belgesi bedelinin iadesi (Halime Er Başvurusu) veya kamu davasının açılmasının ertelenmesinde elkonulan eşyanın akıbeti gibi konularda mahkemelerin çelişkili kararlar vermesi, kişilerin mülkiyet hakkını doğrudan etkiler. Bir mahkemenin iadeye karar verirken diğerinin reddetmesi veya bir mahkemenin elkonulan malı iade ederken diğerinin etmemesi, mülkiyet hakkına yapılan müdahaleyi keyfi ve öngörülemez hale getirir. Bu durum, mülkiyet hakkının korunmasına yönelik hukuki güvenceleri ortadan kaldırır. 3. Eşitlik İlkesi (Anayasa m. 10): Hukuken ve fiilen aynı veya benzer durumda olan kişilere farklı muamele yapılması eşitlik ilkesine aykırıdır. Birbirine çok benzeyen davalarda, bir sanığın beraat ederken diğerinin mahkum olması veya bir tarafın davası kabul edilirken diğerinin reddedilmesi, yargı önünde eşitlik ilkesinin açık bir ihlalidir. 'Hukuki belirlilik' ilkesinin ihlali, genellikle 'eşitlik' ilkesinin de ihlali anlamına gelir, çünkü benzer durumlara farklı hukuki sonuçlar bağlanmış olur. Sonuç olarak, uyuşmayan yargı kararları sadece usuli bir sorun değil, aynı zamanda temel hakların esasına dokunan ve hukuk devletinin temel direkleri olan kanunilik, mülkiyet hakkı ve eşitlik gibi ilkeleri de aşındıran ciddi bir sorundur. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/“hukuki-kesinlik/belirlilik”-ilkesi-karsisinda-birbiri-ile-uyusmayan-yargi-kararlari)