TCK m. 167'de düzenlenen 'şahsi cezasızlık sebebi' ile 'cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep' arasındaki ayrımı açıklayınız. Bu madde kapsamında 'aynı konutta beraber yaşayan kardeşler' ile 'aynı konutta beraber yaşamayan kardeşler' arasında malvarlığına karşı işlenen suçlarda kanunun öngördüğü farklı hukuki sonuçları ve bu ayrımın temelindeki suç politikası gerekçesini izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #149824

TCK m. 167, yağma ve nitelikli yağma suçları hariç olmak üzere, belirli akrabalık ilişkileri içinde işlenen malvarlığına karşı suçlarda faile ceza verilmemesini veya cezasında indirim yapılmasını düzenler. - Şahsi Cezasızlık Sebebi (TCK m. 167/1): Bu halde, suç oluşmasına rağmen faile ceza verilmez. CMK m. 223/4-b uyarınca 'ceza verilmesine yer olmadığı' kararı verilir. Bu durum, suçun; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, zararına işlenmesi halinde uygulanır. - Cezada İndirim Yapılmasını Gerektiren Şahsi Sebep (TCK m. 167/2): Bu halde ise suçun soruşturulması şikayete bağlı hale gelir ve şikayet üzerine verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu durum, suçun; haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, veya aynı konutta yaşayan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına işlenmesi halinde uygulanır. Kardeşler arasındaki ayrıma gelince; - Eğer kardeşler 'aynı konutta beraber yaşıyorlarsa' ve biri diğerinin zararına malvarlığına karşı bir suç (örn: hırsızlık) işlerse, TCK m. 167/1-c gereği faile ceza verilmez (şahsi cezasızlık sebebi). - Eğer kardeşler 'aynı konutta beraber yaşamıyorlarsa', bu durumda TCK m. 167/2 gereği, suçun takibi şikayete bağlı olur ve verilecek ceza yarı oranında indirilir (cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep). Bu ayrımın temelindeki suç politikası gerekçesi, aile bağlarının ve aile huzurunun korunmasıdır. Kanun koyucu, aynı çatı altında yaşayan kardeşler arasındaki malvarlığı ilişkilerinin daha iç içe geçtiğini, malların adeta ortak kullanıma tabi olabildiğini ve bu tür uyuşmazlıkların adliyeye taşınmasının aile bağlarını daha fazla zedeleyeceğini düşünerek tam bir cezasızlık hali öngörmüştür. Ayrı yaşayan kardeşler arasındaki malvarlığı ilişkisi ise daha mesafeli olduğundan, kanun koyucu burada tam bir cezasızlık yerine, suçu şikayete tabi kılarak ve cezada indirim yaparak bir denge kurmayı amaçlamıştır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/sahsi-cezasizlik-sebepleri-tck-167/)