Bir sanık hakkında, TCK m. 154/2'de düzenlenen 'meraya tecavüz' suçundan birden fazla dava açılmıştır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2015/24443 sayılı kararında, bu durumda 'zincirleme suç' (TCK m. 43) hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tespiti için mahkemenin hangi araştırmaları yapması ve hangi kriterleri dikkate alması gerektiği belirtilmiştir? 'Aynı suç işleme kararı'nın varlığı bu tür eylemlerde nasıl tespit edilir?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin E: 2015/24443, K: 2015/24443 sayılı kararı, temadi eden (kesintisiz) suçlardan olan 'meraya tecavüz' suçunda, birden fazla tecavüz eylemi olması durumunda, 'zincirleme suç' hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin önemli kriterler ortaya koymaktadır. Bu karara göre, mahkemenin TCK m. 43'ü uygulayıp uygulamayacağını tespit için şu araştırmaları yapması ve kriterleri dikkate alması gerekir: 1) Dava Dosyalarının Birleştirilmesi: Öncelikle, sanık hakkında aynı suçtan açılmış diğer dava dosyaları getirtilmeli, mümkünse birleştirilmeli; birleştirme mümkün değilse, ilgili delillerin onaylı örnekleri mevcut dosyaya eklenmelidir. Bu, mahkemenin olayın bütününü görmesini sağlar. 2) Eylemlerin Zaman ve Mekan Bütünlüğü: Mahkeme, tecavüz eylemlerinin zamanını ve yerini dikkatle incelemelidir. a) Tek Fiil: Eğer sanığın farklı parsellere veya aynı parselin farklı kısımlarına yaptığı tecavüz, 'aynı zamanda ve aynı karar altında' ise, ortada tek bir suç vardır. Bu durumda zincirleme suç değil, tek suç oluşur ve tecavüz edilen alanın büyüklüğüne göre temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenir. b) Zincirleme Suç: Eğer sanık, 'farklı zamanlarda' fakat 'kısa zaman aralığında' ve 'aynı suç işleme kararı altında' birden fazla tecavüz eylemi gerçekleştirmişse, TCK m. 43/1 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır ve tek bir ceza verildikten sonra bu ceza kanunda belirtilen oranda artırılır. c) Ayrı Ayrı Suçlar (Gerçek İçtima): Eğer eylemler arasında makul süreden daha uzun bir zaman geçmişse ve sanığın her bir eylemi 'yeni bir suç işleme kararı' ile gerçekleştirdiği anlaşılıyorsa, bu durumda her bir tecavüz eylemi ayrı bir suç oluşturur ve fail her suçtan ayrı ayrı cezalandırılır. 'Aynı suç işleme kararı'nın varlığının tespiti, bu suç tipinde kritik öneme sahiptir. Bu, somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Eylemlerin işleniş biçimi, aralarındaki zaman aralığının kısalığı, tecavüz edilen yerlerin birbirine yakınlığı, kullanılan yöntemdeki benzerlik gibi unsurlar, eylemlerin tek bir genel niyet ve karar doğrultusunda işlendiğini gösterebilir. Örneğin, bir çiftçinin, meranın kendi tarlasına bitişik olan farklı noktalarını, tarla sınırını genişletmek amacıyla birkaç haftalık bir süreç içinde peyderpey sürmesi, genellikle 'aynı suç işleme kararı'nın varlığına işaret eder. Ancak, bir tecavüzden yıllar sonra, bambaşka bir mevkide yeni bir tecavüzde bulunması, 'yeni bir suç işleme kararı' olarak değerlendirilir. Yargıtay, mahkemenin bu ayrımları yapmadan ve 'sanığın yeni bir suç kastının bulunup bulunmadığını' tartışmadan hüküm kurmasını eksik inceleme olarak kabul etmiştir.