Boşandıktan sonra kadının, çocuğunun soyadını kendi soyadıyla değiştirmek istemesi halinde izlemesi gereken hukuki yol nedir? Bu davanın kabul edilebilmesi için, mahkemenin gözeteceği en temel ilke nedir ve bu ilke çerçevesinde annenin neleri ispatlaması beklenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #149239

Türk Medeni Kanunu'na göre, evlilik birliği içinde veya boşanma sonrasında doğan çocuk, kural olarak babanın soyadını alır. Boşanma ve velayetin anneye verilmesi, bu durumu kendiliğinden değiştirmez. Ancak, Yargıtay içtihatları ve Anayasa Mahkemesi'nin hak eksenli yorumları neticesinde, belirli koşullar altında annenin dava açarak çocuğa kendi soyadını vermesi mümkün hale gelmiştir. Boşanan kadının, velayeti kendisinde bulunan çocuğuna kendi soyadını vermek için izlemesi gereken hukuki yol, Aile Mahkemesi'nde 'çocuğun soyadının değiştirilmesi' davası açmaktır. Bu davada davalı olarak çocuğun babası gösterilir. Bu davanın kabul edilebilmesi için, mahkemenin gözeteceği en temel ve mutlak ilke, 'çocuğun üstün yararı'dır. Mahkeme, soyadı değişikliğinin çocuğun psikolojik, sosyal ve manevi gelişimi açısından faydalı olup olmadığını, ona bir zarar verip vermeyeceğini değerlendirir. Bu çerçevede, davacı annenin ispatlaması beklenen hususlar şunlardır: 1) Çocuğun Fiili Durumu: Çocuğun anne ile yaşadığı, sosyal çevresinde annenin soyadıyla tanındığı, okulda, arkadaşları arasında bu durumun (anne ve çocuğun farklı soyadları taşımasının) karışıklığa, alay konusu olmasına veya çocuğun kendini dışlanmış hissetmesine neden olduğu gibi somut olguları ispatlamalıdır. 2) Babayla İlişkinin Niteliği: Babanın çocukla ilgilenmediği, nafaka yükümlülüğünü yerine getirmediği, çocukla kişisel ilişki kurmaktan kaçındığı gibi durumlar, babanın soyadını taşımanın çocuk için manevi bir anlam ifade etmediğini ve değişikliğin çocuğun yararına olacağını gösteren önemli delillerdir. 3) Çocuğun Görüşü: Eğer çocuk idrak yaşındaysa (genellikle 8 yaş ve üzeri kabul edilir), mahkeme pedagog veya uzman aracılığıyla çocuğun da bu konudaki görüşünü ve isteğini alacaktır. Çocuğun, annesinin soyadını kullanmak istemesi, davanın kabulü için çok güçlü bir gerekçedir. 4) Üstün Yararın Varlığı: Annenin, tüm bu olguları bir araya getirerek, soyadı değişikliğinin sadece kendi isteği olmadığını, asıl olarak çocuğun menfaatine hizmet ettiğini, onun aidiyet duygusunu güçlendireceğini ve günlük yaşamdaki pratik zorlukları ortadan kaldıracağını mahkemeye kanıtlaması gerekir. Mahkeme, bu delilleri bir bütün olarak değerlendirerek, soyadı değişikliğinin 'çocuğun üstün yararına' olduğuna kanaat getirirse davanın kabulüne karar verir.