Bir ceza davasında sanık, suça konu Facebook hesabının kendisine ait olduğunu ancak başkası tarafından kullanıldığını savunmuştur. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2023/10016 sayılı kararında, sanığın bu savunmasına rağmen mahkumiyet hükmünün hukuka uygun bulunmasının ardındaki delil değerlendirme mantığı nedir? Sanığın, hesabın kendisine ait olduğunu 'kabul etmesinin' ispat yükü açısından yarattığı etkiyi tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #149237

Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin E: 2023/12932, K: 2023/10016 sayılı kararında, sanığın savunmasına rağmen mahkumiyet hükmünün onanmasının ardındaki delil değerlendirme mantığı, sanığın 'kısmî ikrarı' ile dosyadaki diğer delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesine dayanmaktadır. Sanığın savunması, bir inkâr değil, suçu başkasına yüklemeye çalışan bir 'sorumluluktan kurtulma' (def'i) savunmasıdır. Bu durumda mahkemenin ve Yargıtay'ın delil değerlendirme mantığı şöyledir: 1) Sanığın İkrarının Delil Değeri: Sanık, 'Kara Yılan facebook adresi bana aittir... karayılan rumuzu yanındaki resim de bana aittir' şeklindeki beyanıyla, suçun işlendiği platformun (Facebook hesabı) kontrolünün ve sahipliğinin kendisinde olduğunu kabul etmiştir. Bu, ceza muhakemesinde çok önemli bir 'kısmî ikrar'dır. Bu ikrar, ispat yükünü önemli ölçüde sanığın aleyhine çevirir. Artık iddia makamının, hesabın sanığa ait olduğunu ispatlamasına gerek kalmamış, aksine, sanığın, kendisine ait olan bu hesabı başkasının kullandığı yönündeki savunmasını hayatın olağan akışına uygun ve makul delillerle desteklemesi gerekmektedir. 2) Savunmanın Hayatın Olağan Akışına Aykırılığı: Sanığın, kendisine ait ve kendi fotoğrafının bulunduğu bir hesabı, kimliğini belirtmediği 'Sultan' isimli bir başkasının kullandığı yönündeki savunması, genellikle hayatın olağan akışına aykırı ve soyut bir iddia olarak kabul edilir. Mahkemeler, bu tür genel ve soyut savunmalara, somut delillerle desteklenmedikçe itibar etmezler. 3) Diğer Delillerle Bütüncül Değerlendirme: Yargıtay, kararında sadece sanığın ikrarına dayanmamıştır. Kararda, 'Şikâyetçinin beyanı, dosya içinde yer alan facebook mail ekran görüntüsü, Olay ve Olgular bölümünde gösterilen diğer deliller'in de sanığın eyleminin sabit olduğunu gösterdiği belirtilmiştir. Yani mahkeme, sanığın kendisine ait olduğunu kabul ettiği hesaptan yapılan paylaşımın ekran görüntüsünü ve şikayetçinin bu yöndeki beyanını, sanığın kısmî ikrarıyla birleştirerek, suçu sanığın işlediği yönünde şüpheye yer bırakmayan bir kanaate ulaşmıştır. Sonuç olarak, sanığın hesabın kendisine ait olduğunu kabul etmesi, ispat açısından başlangıç noktasını oluşturmuş ve ispat yükünü fiilen kendi savunmasını kanıtlama yönünde kendi üzerine çekmiştir. Soyut 'başkası kullandı' savunması, dosyadaki diğer delillerle (şikayetçi beyanı, ekran görüntüsü) birleştiğinde, mahkumiyet için yeterli görülmüştür.