HMK m. 32/1, 'Yargılamayı, hâkim sevk ve idare eder' hükmünü amirdir. Bu 'sevk ve idare' yetkisinin, HMK m. 31'de düzenlenen 'hâkimin davayı aydınlatma ödevi' ile olan ilişkisi nedir? Maddenin gerekçesinde belirtilen 'şeklî anlamda sevk' ve 'maddî anlamda sevk' kavramlarını, bir hukuk davasındaki somut örneklerle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #149234

HMK m. 32/1'de düzenlenen hakimin yargılamayı 'sevk ve idare' yetkisi, yargılamanın usulüne uygun, düzenli ve makul sürede ilerlemesini sağlayan genel bir çerçeve yetkidir. HMK m. 31'de düzenlenen 'hakimin davayı aydınlatma ödevi' ise, bu genel sevk ve idare yetkisinin maddi içeriğini dolduran, hakimin davanın esasına yönelik rolünü belirleyen özel bir görevdir. Bu iki kavram arasındaki ilişki, genel-özel ilişkisidir; davayı aydınlatma ödevi, sevk ve idare yetkisinin bir parçası ve somut bir görünümüdür. Maddenin gerekçesinde belirtilen 'şeklî' ve 'maddî' anlamda sevk kavramları bu ilişkiyi daha net açıklar: 1) Şeklî Anlamda Sevk ve İdare: Bu, yargılamanın dış iskeletinin, yani usulî işleyişinin hakim tarafından yürütülmesidir. Bu yetki, davanın esasına değil, prosedürün ilerlemesine yöneliktir. Somut örnekleri şunlardır: - Duruşma günü ve saatini belirlemek. - Taraflara tebligatların yapılmasına, davetiyelerin çıkarılmasına karar vermek. - Duruşma düzenini sağlamak, düzeni bozanları salondan çıkarmak (HMK m. 151). - Dosyanın bilirkişiye gönderilmesine, başka bir mahkemeye istinabe talimatı yazılmasına karar vermek. - Süreleri belirlemek ve tarafların bu sürelere uymasını sağlamak. Bu işlemler, davanın içeriğinden çok, 'nasıl' ilerleyeceğini düzenler. 2) Maddî Anlamda Sevk ve İdare (Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevi): Bu, hakimin, davanın esasına, yani uyuşmazlığın maddi ve hukuki yönlerine ilişkin belirsizlikleri giderme yetkisini ve görevini ifade eder. HMK m. 31'de somutlaşan bu ödev, taraflarca hazırlama ilkesini yumuşatır. Somut örnekleri şunlardır: - Tarafların dilekçelerindeki çelişkili veya belirsiz beyanları açıklamalarını istemek. (Örn: 'Tazminat istiyorum' diyen tarafa, 'Maddi mi, manevi mi, ne kadar istiyorsun?' diye sormak). - Hangi vakıayı hangi delille ispatlayacaklarını taraflara sordurmak, delillerini sunmaları için teşvik etmek. - Bir vakıanın ispatı için sunulan delili yetersiz görüp, tarafa başka delili olup olmadığını sormak. - Hukuki nitelemeyi re'sen yapmak ve tarafların yanlış hukuki nitelemeleriyle bağlı olmadığını belirtmek. Görüldüğü gibi, maddi sevk, davanın özüne, vakıaların ve taleplerin aydınlatılmasına odaklanırken; şeklî sevk, bu özün inceleneceği usulî çerçevenin düzenli bir şekilde işlemesini sağlar. Her ikisi de hakimin yargılamayı sevk ve idare yetkisinin ayrılmaz parçalarıdır.