Bir ceza davasında, sanık hakkında hem şantaj (TCK m. 107) hem de silahla tehdit (TCK m. 106/2-a) suçlarından dava açılmıştır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2022/4724 sayılı kararında, sanığın 'ilişkisini devam ettirebilmek amacıyla' katılana ait müstehcen fotoğrafları babasına göndereceği yönündeki mesajı, neden 'fikri içtima' kuralları gereği sadece şantaj suçu olarak nitelendirilmiştir? Tehdit suçunun, şantaj suçunun içinde erimesinin (tüketen-tükenen norm ilişkisi) hukuki gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #149233

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin E: 2021/11741, K: 2022/4724 sayılı kararında, sanığın eyleminin sadece şantaj suçu olarak nitelendirilmesi, ceza hukukundaki 'fikri içtima' kurallarından olan 'tüketen-tükenen norm ilişkisi' veya 'görünüşte içtima' ilkesine dayanmaktadır. Bu ilkeye göre, bir fiil birden fazla suç tanımını ihlal ediyor gibi görünse de, daha kapsamlı ve özel olan suç tipi (tüketen norm), daha genel ve basit olan suç tipini (tükenen norm) kendi içinde barındırdığı için, faile sadece daha özel olan suçtan ceza verilir. Şantaj ve tehdit suçları arasındaki ilişki bu duruma tipik bir örnektir. Hukuki gerekçesi şöyledir: 1) Şantaj Suçunun Yapısı: TCK m. 107'de düzenlenen şantaj suçu, yapısı gereği içinde zorunlu olarak bir 'tehdit' unsurunu barındırır. Şantaj, 'hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya... zorlamak' veya 'bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunarak' işlenir. Her iki halde de eylemin temelinde bir 'tehdit' vardır. 2) Özel Norm-Genel Norm İlişkisi: Tehdit suçu (TCK m. 106), bir kişiyi herhangi bir kötülükle korkutmayı cezalandıran genel bir normdur. Şantaj suçu (TCK m. 107) ise, bu tehdidin 'haksız bir çıkar sağlamak' veya 'kişiyi kanuna aykırı bir şeye zorlamak' gibi özel bir amaçla kullanılmasını cezalandıran özel bir normdur. Şantaj, tehdidin nitelikli ve amaçlı bir halidir. 3) Eylemin Değerlendirilmesi: Anılan Yargıtay kararında, sanık, katılana ait müstehcen fotoğrafları babasına göndereceği tehdidini, ondan bir menfaat (ilişkinin devamını sağlama) elde etmek amacıyla kullanmıştır. Burada tehdit, bağımsız bir amaç değil, şantaj suçunun bir aracı, yani kurucu unsurudur. Sanığın amacı sadece korkutmak değil, bu korkutma yoluyla bir sonuç elde etmektir. Bu nedenle, daha genel olan tehdit suçu, daha özel ve kapsamlı olan şantaj suçunun içinde erir (tüketilir). Faile hem tehditten hem de şantajdan ayrı ayrı ceza vermek, aynı fiil nedeniyle iki kez cezalandırma anlamına gelir ki bu 'ne bis in idem' (aynı fiilden iki kez yargılama ve ceza yasağı) ilkesine aykırı olur. Bu yüzden, Yargıtay, eylemin bir bütün olarak TCK m. 107'deki şantaj suçunu oluşturduğuna ve sanığın sadece bu suçtan cezalandırılması gerektiğine karar vermiştir.