Bir memurun, adaylık devresi içinde usulüne uygun olarak istifa etmesi (çekilmesi) durumunda, bu memurun daha sonra ayrıldığı kuruma veya başka bir kuruma yeniden memur olarak atanması mümkün müdür? Danıştay 5. Dairesi'nin E.1991/3107 sayılı kararında belirtildiği gibi, DMK m. 97'deki yeniden atanma koşulları açısından, memurun 'aday' veya 'asli' memur olması arasında bir fark var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #149232

Evet, adaylık devresi içinde usulüne uygun olarak istifa eden bir memurun, bekleme süresine riayet etmek koşuluyla, hem ayrıldığı kuruma hem de başka bir kuruma yeniden memur olarak atanması mümkündür. Danıştay 5. Dairesi'nin E.1991/3107, K.1991/2241 sayılı kararında da net bir şekilde belirtildiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 97. maddesi, yeniden atanma koşullarını düzenlerken, memuriyetten ayrılan kişinin 'aday memur' veya 'asli memur' olması arasında herhangi bir ayrım yapmamıştır. Kanun metni, 'memurluktan çekilenler' veya 'çekilmiş sayılanlar' gibi genel ifadeler kullanmaktadır. Bu ifadeler, statüsüne bakılmaksızın (aday veya asli), memuriyetten ayrılan herkesi kapsar. Dolayısıyla, bir aday memurun yeniden atanma koşulları ile asli bir memurun yeniden atanma koşulları arasında DMK m. 97 açısından bir fark bulunmamaktadır. Aday memur da, asli memur gibi, ayrılma şekline göre kanunda öngörülen bekleme sürelerine tabidir: - Eğer aday memur, DMK m. 94'e uygun olarak, amirinin iznini veya yerine birinin atanmasını bekleyerek usulüne uygun bir şekilde istifa etmişse, 'altı ay' bekleme süresine tabidir. - Eğer aday memur, bu usule uymadan görevini terk etmiş veya müstafi sayılmışsa, 'bir yıl' bekleme süresine tabidir. Bu bekleme süreleri dolduktan sonra, eski aday memurun, yeniden atanmak için açılacak sınavlara girmesi veya kurumların takdirine bağlı naklen ya da açıktan atama prosedürlerine başvurması hukuken mümkündür. Adaylığı sırasında ayrılmış olması, bu bekleme süreleri geçtikten sonra yeniden memuriyete girmesine engel teşkil etmez.