CMK m. 86'da genel olarak keşif ve bilirkişilik hükümleri varken, kanun koyucu neden CMK m. 87'de 'otopsi'yi özel olarak ayrıca düzenleme ihtiyacı duymuştur? Maddenin gerekçesinde bu durum nasıl açıklanmaktadır? Bu özel düzenlemenin, otopsi işleminin hukuki ve tıbbi niteliğine ilişkin getirdiği temel prensipler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #149221

CMK m. 86'nın gerekçesinde de belirtildiği gibi, otopsi esasen bir tür 'keşif' ve 'bilirkişilik' faaliyeti olmasına rağmen, kanun koyucu CMK m. 87'de otopsiyi özel ve ayrıntılı olarak düzenleme ihtiyacı duymuştur. Maddenin gerekçesine göre bunun temel nedeni, otopsinin 'önemi'dir. Bu önem, birkaç boyuttan kaynaklanmaktadır: 1) Kişinin Vücut Bütünlüğüne En Ağır Müdahale Olması: Otopsi, ölmüş de olsa bir insanın beden bütünlüğüne yapılan en ciddi müdahaledir. Bu nedenle, sıradan bir keşif veya bilirkişi incelemesinden çok daha sıkı usul kurallarına bağlanması gerekmiştir. 2) Geri Döndürülemez Olması: Otopsi işlemi yapıldıktan sonra geri alınamaz. Bu nedenle, işlemin en başından itibaren en doğru ve güvenilir şekilde yapılması zorunludur. 3) Delil Değerinin Yüksekliği: Özellikle şüpheli ölümlerde, ölüm nedeninin ve şeklinin tespiti, suçun vasıflandırılması (kasten öldürme, taksirle öldürme vb.) ve failin belirlenmesi açısından otopsi, çoğu zaman en kritik ve vazgeçilmez delildir. Bu nedenlerle, kanun koyucu genel hükümlerle yetinmeyip, otopsi için özel güvenceler getirmeyi gerekli görmüştür. Bu özel düzenlemenin getirdiği temel prensipler şunlardır: a) Otopsinin Kapsamı: Otopsi, yüzeysel bir muayene değildir. Cesedin durumu olanak verdiği takdirde, 'mutlaka baş, göğüs ve karnının açılması' suretiyle yapılan kapsamlı bir tıbbi müdahaledir (m. 87/1). b) Kolektif Uzmanlık: İlke olarak otopsi, tek bir hekim tarafından değil, 'birisi adlî tabip diğeri patoloji uzmanı veya diğer dallardan birisinin mensubu veya biri pratisyen iki hekim tarafından' yapılır (m. 87/1). Bu, farklı uzmanlık alanlarının görüşlerinin bir araya getirilerek hata riskini en aza indirmeyi amaçlar. c) Savunma Hakkının Güvencesi: 'Avukat tarafından getirilen hekim de otopside hazır bulunabilir' (m. 87/2). Bu hüküm, adil yargılanma hakkını ve silahların eşitliği ilkesini otopsi aşamasında dahi güvence altına alır. d) Yetkili Karar Mercii: Otopsi kararı, kural olarak hakim tarafından verilir. Ancak 'gecikmesinde sakınca bulunan hallerde' Cumhuriyet savcısı da bu kararı verebilir (m. 87/4). Bu, işlemin ciddiyetini ve keyfiliği önlemeyi amaçlar. Sonuç olarak, otopsinin özel olarak düzenlenmesi, hem ölen kişinin hatırasına ve beden bütünlüğüne duyulan saygının hem de ceza adaletinin en doğru şekilde tecelli etmesini sağlama amacının bir sonucudur.