Bir ceza davasında, fiziki ve UYAP incelemesinde bulunmayan, sadece Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan bir ifade tutanağında 'özet' halinde geçirilen WhatsApp mesajlaşma kayıtlarının delil değeri nedir? Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin K.2021/5922 sayılı kararında, bu tür bir delilin duruşmada kullanılabilmesi için hangi usulî gerekliliklerin yerine getirilmesi gerektiği belirtilmiştir? CMK m. 217'nin bu konudaki rolünü açıklayınız.
Sadece bir ifade tutanağında özet olarak yer alan, orijinali veya denetime elverişli bir kopyası dosyada bulunmayan WhatsApp mesajlaşma kayıtlarının, tek başına hükme esas alınacak bir delil değeri yoktur. Bu durum, ceza muhakemesinin en temel ilkelerinden olan 'delillerin doğrudan doğruyalığı' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerine aykırıdır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin K.2021/5922 sayılı kararı, bu tür bir delilin hukuka uygun bir şekilde kullanılabilmesinin usulünü net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu karara göre, bu tür bir delilin duruşmada kullanılabilmesi için şu gereklilikler yerine getirilmelidir: 1) Usulüne Uygun Tutanak Düzenlenmesi: Mesajlaşma kayıtları, CMK m. 134 (bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma) kapsamında, uzmanlar tarafından incelenerek, görüşme tarihlerini, saatlerini, taraflarını ve ayrıntılı diyalogları içerecek şekilde bir tutanağa bağlanmalıdır. Bu tutanağa, iletişimin içeriğini gösteren 'ekran görüntülerine de yer verilerek' denetime olanak sağlanmalıdır. Sadece savcının ifade sırasında gördüklerini özetlemesi, bu şartı karşılamaz. 2) Delilin Dosyaya Sunulması: Usulüne uygun olarak hazırlanan bu tutanağın aslı veya denetime olanak verecek şekilde onaylı bir sureti dava dosyasına konulmalıdır. Bu, hem mahkemenin hem de tarafların delili doğrudan inceleyebilmesi için zorunludur. 3) Duruşmada Tartışılması: En önemli aşama budur. CMK m. 217/1, 'Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir.' hükmünü amirdir. Dosyaya konulan bu tutanak ve ekran görüntüleri, duruşmada sanığa ve müdafiine okunmalı, gösterilmeli ve bunlara karşı diyecekleri (savunmaları, itirazları) sorulmalıdır. Bu, 'çelişmeli yargılama' ve 'silahların eşitliği' ilkelerinin bir gereğidir. Yargıtay kararında, bu usulî gereklilikler yerine getirilmeden, sadece ifade tutanağındaki özete dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu ve eksik araştırma teşkil ettiği, bu nedenle de bozma nedeni olduğu belirtilmiştir. Kısacası, dijital bir delilin mahkemede kullanılabilmesi için, önce hukuka uygun bir şekilde 'tespit edilmesi', sonra dosyaya 'sunulması' ve son olarak duruşmada 'tartışılması' gerekir.