6706 sayılı Kanun'un 14. maddesinde düzenlenen 'geçici tutuklama' tedbirinin azami süresi nedir ve bu sürenin sonunda hangi hukuki sonuç kendiliğinden doğar? Uygulamada, bu 40 günlük süre dolmasına ve iade evrakı gelmemesine rağmen, Cumhuriyet savcısının kırmızı bültene dayanarak iade talepnamesi düzenleyip ağır ceza mahkemesine sunmasının hukuka aykırılığını, 6706 sayılı Kanun'un 13. ve 15. maddeleri çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #149217

6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, yabancı bir devletin talebiyle yakalanan bir kişi hakkında, iade talepnamesi henüz Türkiye'ye ulaşmadan, sulh ceza hakimliğince 'geçici tutuklama' kararı verilebilir. Bu tedbirin azami süresi, kişinin yakalandığı veya tutuklandığı tarihten itibaren '40 gündür'. Bu 40 günlük süre, hak düşürücü nitelikte, kesin ve azami bir süredir. Bu sürenin dolmasıyla birlikte, geçici tutuklama kararı kendiliğinden hükümsüz kalır ve kişinin derhal serbest bırakılması yasal bir zorunluluktur. Bu sürenin uzatılması mümkün değildir. Uygulamada, 40 günlük süre dolmasına ve iadeyi talep eden devletten usulüne uygun iade evrakı gelmemesine rağmen, Cumhuriyet savcısının mevcut kırmızı bültene veya difüzyon mesajına dayanarak iade talepnamesi düzenleyip ağır ceza mahkemesine sunması, 6706 sayılı Kanun'a açıkça aykırıdır. Bu hukuka aykırılığın temel nedenleri şunlardır: 1) Merkezi Makamın Ön İnceleme Yetkisi (m. 13): 6706 sayılı Kanun, iade sürecinde 'Merkezi Makam' olarak Adalet Bakanlığı'nı belirlemiştir. Yabancı devletten gelen iade talepleri öncelikle Merkezi Makam'a ulaşır. Merkezi Makam, m. 13 uyarınca bu talebi inceler, eksik bilgi ve belge varsa talep edebilir ve 'gerekli şartları taşımayan talepleri reddeder'. Ancak gerekli şartları taşıyan talepleri yetkili Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Dolayısıyla, bir iade talebi, Merkezi Makam'ın filtresinden ve onayından geçmeden doğrudan savcılığa intikal edemez. 2) İade Talepnamesinin Dayanağı (m. 15): Cumhuriyet savcısının, m. 15 uyarınca ağır ceza mahkemesine sunacağı iade talepnamesinin hukuki dayanağı, yabancı devletten gelen kırmızı bülten değil, Merkezi Makam tarafından incelenip kendisine gönderilmiş olan 'iade talebi' ve ekli belgelerdir. Eğer yabancı devlet 40 gün içinde bu belgeleri göndermemişse, ortada savcının talepname düzenlemesine esas alacağı hukuki bir dayanak yoktur. Kırmızı bülten, bir iade talebi değil, sadece bir arama ve yakalama bilgilendirmesidir. Sonuç olarak, 40 günlük geçici tutuklama süresi sonunda iade evrakı gelmemişse, kişinin serbest bırakılması gerekir. Savcılığın, Merkezi Makam onayı olmaksızın, sadece kırmızı bültene dayanarak bir iade talepnamesi düzenlemesi ve bu yolla kişinin tutukluluğunun devamını sağlamaya çalışması, kanunun öngördüğü usul ve yetki kurallarının açık bir ihlalidir. Ağır ceza mahkemesinin, bu şekilde usulsüz olarak düzenlenmiş bir talepnameyi iade etmesi veya reddetmesi gerekir.