657 sayılı DMK m. 96 uyarınca, 'olağanüstü hal, seferberlik ve savaş hallerinde' görev yapan bir devlet memurunun istifa (çekilme) hakkı nasıl sınırlandırılmıştır? Bu durumlarda görevini terk eden bir memurun, DMK m. 97 uyarınca yeniden devlet memurluğuna atanması mümkün müdür? Bu düzenlemenin ardındaki kamu yararı gerekçesini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #149211

657 sayılı DMK m. 96, normal zamanlarda memura tanınan istifa (çekilme) hakkına, kamunun olağanüstü bir tehdit veya krizle karşı karşıya olduğu durumlarda ciddi bir sınırlama getirmektedir. Bu maddeye göre, olağanüstü hal (OHAL), seferberlik, savaş halleri veya genel hayata etkili afetlere uğrayan yerlerdeki devlet memurları, istifa dilekçesi verseler dahi, şu iki şarttan biri gerçekleşmedikçe görevlerini bırakamazlar: 1) Çekilme İsteğinin Kabul Edilmesi: Yetkili amirin, memurun çekilme talebini açıkça kabul etmesi gerekir. Normal şartlarda, amir bir ay içinde cevap vermezse talep kabul edilmiş sayılırken (DMK m. 94), bu olağanüstü durumlarda açık bir kabul aranır. İdare, kamu hizmetinin devamlılığı gereği talebi reddedebilir. 2) Yerine Atanacak Kişinin Gelip İşe Başlaması: İdare talebi kabul etmese bile, memurun yerine atanacak yeni bir memur veya vekil gelip fiilen işe başlamadıkça, istifa eden memur görev yerini terk edemez. Bu iki koşula uymadan görevini terk eden bir memurun, DMK m. 97 uyarınca yeniden devlet memurluğuna atanması 'hiçbir surette' mümkün değildir. Bu, en ağır yaptırımdır ve memuriyetten ömür boyu men anlamına gelir. Normal istifada 6 ay veya 1 yıl gibi bekleme süreleri varken, bu durumda mutlak bir yasak getirilmiştir. Bu sert düzenlemenin ardındaki kamu yararı gerekçesi, 'kamu hizmetinin devamlılığı ve sürekliliği' ilkesinin, ülkenin bekasını ve kamu düzenini tehdit eden olağanüstü durumlarda bireysel hak olan istifa hakkından daha üstün tutulmasıdır. Savaş, afet, OHAL gibi kriz anlarında, devlet mekanizmasının kesintisiz işlemesi hayati önem taşır. Kilit görevlerdeki memurların (doktor, asker, polis, yönetici vb.) görevlerini aniden terk etmeleri, kamu hizmetlerinde bir çöküşe, güvenlik zafiyetine veya toplumsal kaosa yol açabilir. Kanun koyucu, bu yüksek kamu yararını korumak amacıyla, memurun istifa hakkını geçici olarak askıya almış ve bu yasağa uymamanın sonucunu da en ağır şekilde, yani memuriyete bir daha dönememe olarak belirlemiştir.