İhaleye fesat karıştırma suçunun (TCK m. 235), ihaleye katılmak isteyen bir kişiye karşı 'cebir veya tehdit kullanmak suretiyle' işlenmesi halinde (m. 235/2-c), suçun faili kim olabilir? Bu suçun, özgü suç niteliği taşıyan diğer bentlerden (örn: m. 235/2-a) farkı nedir? Metinde belirtildiği gibi, bu suça iştirak eden ancak kamu görevlisi olmayan kişilerin hukuki sorumluluğu ne olur?
TCK m. 235'te düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunun bazı bentleri 'özgü suç' niteliğindeyken, bazıları 'genel suç' niteliğindedir. Bu ayrım, suçun failinin kim olabileceğini belirler. - TCK m. 235/2-a bendi ('ihale kararını etkileyecek... işlemleri yapmak') gibi bentler, genellikle ihale sürecinde görevli olan kamu görevlileri veya ihale yetkisine sahip kişiler tarafından işlenebilen 'özgü suç'lardır. Bu bentlerde fail, ancak belirli bir sıfata sahip (kamu görevlisi, komisyon üyesi vb.) kişi olabilir. - TCK m. 235/2-c bendi ('Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle... ihaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale sürecindeki işlemlerini engellemek') ise 'genel suç' niteliğindedir. Yani bu suç, herhangi bir kişi tarafından işlenebilir. Failin kamu görevlisi olması veya ihale süreciyle resmi bir bağının olması şart değildir. İhaleye girmek isteyen bir rakibini tehdit eden herhangi bir vatandaş da bu suçun faili olabilir. Suçun özgü suç niteliği taşıyan bentlerine (örn: 235/2-a) iştirak meselesi TCK m. 40/2 çerçevesinde çözülür. Buna göre, özgü suçun işlenişine iştirak eden ancak failin taşıdığı özel sıfata (kamu görevlisi olma) sahip olmayan diğer kişiler, 'azmettiren' veya 'yardım eden' olarak sorumlu tutulurlar, müşterek fail olamazlar. Metinde de bu durum, 'Kamu görevlisi tarafından işlenebilen ve özgü suçlardan olan bu suçun işlenişine iştirak eden, ancak kamu görevlisi olmayan kişilerin de yardım eden ya da azmettiren sıfatıyla cezalandırılmaları mümkündür.' şeklinde ifade edilmiştir. Örneğin, ihale komisyonundaki bir memura rüşvet teklif ederek hileli bir işlem yapmasını sağlayan bir müteahhit, azmettiren olarak sorumlu tutulabilir. Özetle, TCK m. 235/2-c'deki cebir ve tehdit yoluyla fesat karıştırma suçu herkes tarafından işlenebilen genel bir suçken; diğer bazı bentler sadece kamu görevlileri gibi belirli sıfata sahip kişilerce işlenebilen özgü suçlardır ve bu ayrıma göre iştirak hükümleri farklı uygulanır.