Bir ceza davasında, sanık ve müdafiinin yokluğunda tanık dinlenmesi, hangi temel muhakeme ilkelerini ve sanık haklarını ihlal eder? Metinde belirtilen CMK m. 58/3 hükmü, bu duruma bir istisna getirir mi? Getiriyorsa, bu istisnanın uygulanabilmesi için hangi koşulların varlığı ve hangi usulî güvencelerin sağlanması zorunludur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #149203

Bir ceza davasında, sanık ve müdafiinin yokluğunda tanık dinlenmesi, kural olarak adil yargılanma hakkının (Anayasa m. 36, İHAS m. 6) temelini oluşturan şu ilkeleri ve hakları ihlal eder: 1) Yüz Yüzelik (Huzurda Bulunma) İlkesi: Sanığın, aleyhindeki delillerin tartışıldığı duruşmada bizzat hazır bulunma hakkıdır. 2) Delillerin Doğrudan Doğruyalığı İlkesi: Mahkemenin, tanığın beyanını arada bir vasıta olmadan, doğrudan dinleyerek ve gözlemleyerek değerlendirmesi esastır. 3) Çelişmeli Yargılama İlkesi ve Silahların Eşitliği: Savunma makamının, iddia makamının delillerini sorgulama, onlarla çelişme ve tartışma imkanına sahip olmasıdır. 4) Tanığa Soru Sorma Hakkı (CMK m. 201, İHAS m. 6/3-d): Savunma hakkının en somut görünümlerinden biridir. Tanığın beyanlarının doğruluğunu test etmenin en etkili yoludur. Sanık ve müdafiinin yokluğunda tanık dinlenmesi, bu hakların tamamını işlevsiz hale getirir. CMK m. 58/3, bu kurala çok sıkı şartlara bağlanmış bir istisna getirmektedir. Bu hükme göre, hakim, 'hazır bulunma hakkına sahip bulunanlar olmadan da tanığı dinleyebilir'. Ancak bunun için şu koşulların birlikte varlığı zorunludur: a) Tanık İçin Ağır Bir Tehlike: Hazır bulunanların huzurunda dinlenmenin, tanık için ağır bir tehlike teşkil etmesi. b) Tehlikenin Başka Türlü Önlenememesi: Bu tehlikenin, gizli tanıklık veya başka koruma tedbirleri gibi yollarla önlenemiyor olması. c) Maddi Gerçeğin Ortaya Çıkarılması İçin Zorunluluk: Bu şekilde dinlemenin, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından bir zorunluluk arzetmesi. Bu istisna uygulandığında dahi, kanun sanığın haklarını korumak için şu usulî güvenceleri zorunlu kılmıştır: a) Ses ve Görüntülü Aktarma: Tanığın dinlenmesi sırasında mutlaka ses ve görüntülü aktarma (SEGBİS gibi) yapılır. Bu, sanık ve müdafiinin başka bir odadan veya yerden duruşmayı eş zamanlı olarak takip etmesini sağlar. b) Soru Sorma Hakkının Saklı Olması: En önemli güvence budur. Sanık ve müdafiinin soru sorma hakkı saklıdır. Ses ve görüntü aktarımı sayesinde, tanığa mahkeme başkanı aracılığıyla veya doğrudan (müdafii) soru yöneltme imkanı korunur. Dolayısıyla, CMK m. 58/3, sanığın ve müdafiinin tamamen dışlandığı bir tanık dinlemeye izin vermez; sadece tanıkla fiziksel olarak aynı ortamda bulunmalarını engellerken, teknoloji aracılığıyla duruşmaya katılım ve sorgulama haklarını güvence altına alır.