CMK m. 87/1'e göre otopsi, ilke olarak iki hekim tarafından yapılır. Ancak maddenin devamında 'zorunluluk bulunduğunda işlemin bir hekim tarafından da yapılabileceği' kabul edilmiştir. Bu 'zorunluluk' halinin kapsamı ve takdiri kime aittir? Ülkemizin coğrafi ve sosyoekonomik koşulları dikkate alındığında, tek hekimle yapılan bir otopsinin delil değerini zayıflatmaması için, bu işlemin hangi asgari usulî güvencelerle yapılması gerektiğini maddenin gerekçesinden hareketle tartışınız.
CMK m. 87/1, adil yargılanma hakkını güçlendirmek ve delil güvenirliğini artırmak amacıyla otopsinin, biri adli tıp uzmanı olmak üzere iki hekim tarafından yapılmasını ilke olarak benimsemiştir. Ancak kanun koyucu, Türkiye'nin gerçeklerini göz ardı etmeyerek, maddenin devamında 'zorunluluk hâlinde' tek hekimle otopsi yapılmasına imkân tanımıştır. Bu 'zorunluluk' halinin kapsamı kanunda açıkça tanımlanmamış olup, takdiri olayı yürüten Cumhuriyet savcısı veya hakime aittir. Maddenin gerekçesinde bu durum 'ülkemizin bazı bölgelerindeki koşullar göz önüne alınarak' şeklinde ifade edilmiştir. Bu ifadeden anlaşılması gereken, özellikle adli tıp uzmanı veya ikinci bir hekime ulaşmanın coğrafi, lojistik veya zamansal olarak mümkün olmadığı, gecikmenin delillerin kaybolmasına yol açacağı acil ve istisnai durumlardır. Bu takdir yetkisi keyfi kullanılamaz; zorunluluğun gerekçesi tutanağa açıkça yazılmalıdır. Tek hekimle yapılan bir otopsinin delil değerinin zayıflamaması için, kanunun ruhuna uygun asgari usulî güvencelerin sağlanması gerekir. Maddenin gerekçesi ve lafzından hareketle bu güvenceler şunlardır: 1) Savcı Huzuru: Otopsi, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mutlaka Cumhuriyet savcısının huzurunda yapılmalıdır (CMK m. 87/4). Savcının varlığı, işlemin usulüne uygun yapıldığının denetlenmesi açısından bir güvencedir. 2) Baş, Göğüs ve Karnın Açılması: Otopsinin kapsamı daraltılamaz. Tek hekimle de yapılsa, cesedin durumu olanak verdiği takdirde mutlaka baş, göğüs ve karın açılarak sistematik bir inceleme yapılmalıdır (CMK m. 87/1). 3) Müdafiin ve Getirdiği Hekimin Hazır Bulunma Hakkı: CMK m. 87/2, 'müdafi veya vekil tarafından getirilen hekim de otopside hazır bulunabilir' diyerek savunmaya önemli bir hak tanımıştır. Tek hekimle otopsi yapılacak olsa dahi, bu hakkın kullandırılması için müdafiye haber verilmeli ve makul bir süre tanınmalıdır. Bu, 'silahların eşitliği' ilkesinin bir gereğidir. 4) Fotoğraflama: Maddenin son fıkrasında belirtildiği gibi, 'işlemler yapılırken olanaklar ölçüsünde cesedin fotoğrafı da alınacaktır.' Bu, sonradan yapılabilecek değerlendirmeler ve olası itirazlar için görsel bir kanıt oluşturması açısından kritik öneme sahiptir. Bu asgari güvencelere uyulduğu takdirde, zorunluluk halinde tek hekimle yapılan otopsi raporu da geçerli ve hükme esas alınabilecek bir delil niteliği taşıyacaktır.