HMK m. 113 ve Danıştay 6. Dairesi'nin E: 2014/7272 sayılı kararını birlikte değerlendirerek, bir çevre derneğinin, acele kamulaştırma kararına karşı köylülerle birlikte dava açma ehliyetinin hukuki dayanağını ve bu ehliyetin kabulündeki kamu yararı mülahazalarını açıklayınız. Termik santral kurulacak alanın zeytinlik saha olmasının ve bu konuda daha önce verilmiş bir yürütmeyi durdurma kararının bulunmasının, dava ehliyetinin değerlendirilmesindeki rolü nedir?
HMK m. 113, derneklere, tüzükleri çerçevesinde 'temsil ettikleri kesimin menfaatlerini korumak için' kendi adlarına dava açma imkanı tanıyarak, dar ve teknik hukuki yarar kavramını genişletmekte ve bir nevi 'toplumsal yararın korunması' amacını gütmektedir. Danıştay 6. Dairesi'nin E: 2014/7272, K: 28.10.2014 sayılı Soma/Yırca kararı, bu ilkenin çevre hukukundaki önemli bir uygulamasıdır. Kararda, bir derneğin köylülerle birlikte acele kamulaştırma işlemine karşı dava açma ehliyetinin bulunduğu kabul edilmiştir. Bu ehliyetin hukuki dayanağı ve kabulündeki mülahazalar şunlardır: 1) Tüzük Yetkisi ve Temsil Edilen Menfaat: Davacı derneğin tüzüğünde, HMK m. 113 ve İYUK çerçevesinde 'çevre sorunları ile ilgili her türlü idari dava açma' yetkisinin bulunması, ehliyetin ilk şartını sağlamaktadır. Dernek, sadece üyelerinin değil, termik santralin çevresel etkilerinden zarar görecek olan ve zeytincilikle geçinen tüm yöre halkının, yani 'temsil ettiği kesimin' menfaatini korumaktadır. 2) Menfaat İhlalinin Niteliği: Dava konusu, sadece bireysel mülkiyet haklarının ihlali değil, aynı zamanda zeytinlik alanların ve bir bütün olarak çevrenin korunması gibi kolektif ve bölünemez bir menfaatin ihlalidir. Danıştay, dava dilekçesinde ileri sürülen 'tarımsal ve çevresel değerlere olumsuz etki' iddialarını ve 'zeytinlik alanın oluşturduğu bütünlüğü' dikkate alarak, derneğin bu kolektif menfaati savunmada güncel, kişisel ve meşru bir menfaatinin bulunduğunu kabul etmiştir. 3) Zeytinlik Saha ve Yürütmeyi Durdurma Kararının Rolü: Dava konusu alanın, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı Hakkında Kanun ile özel olarak korunan bir zeytinlik saha olması ve bu tür alanlarda termik santral kurulmasına olanak tanıyan yönetmelik hükmünün daha önce Danıştay tarafından yürütmesinin durdurulmuş olması, dava ehliyetinin değerlendirilmesinde kilit rol oynamıştır. Bu durum, idari işlemin (kamulaştırma) hukuka aykırılığı ihtimalini güçlendirmekte ve bu hukuka aykırılığın giderilmesinde derneğin menfaatinin bulunduğunu ortaya koymaktadır. Yani, somut ve ciddi bir hukuka aykırılık iddiası, menfaat bağının daha geniş yorumlanmasını sağlamıştır. Sonuç olarak Danıştay, çevresel davaların doğası gereği bireysel menfaatleri aştığını ve kamu yararını yakından ilgilendirdiğini kabul ederek, HMK m. 113'ü geniş yorumlamış ve çevre derneğinin dava ehliyetini tanımıştır.