CMK m. 306 uyarınca sirayet kurumunun işleyebilmesi için, bozma nedeninin temyiz etmeyen sanıklara 'tatbiki kabil' olması gerekmektedir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2018/3082 sayılı kararında, etkin pişmanlık (TCK m. 168) hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin kanun yararına bozma talebi, neden bu aşamada reddedilmiştir? Sirayetin, 'mahkemece yapılacak araştırma ile elde edilecek delillerin takdiri sonucuna göre' belirlenecek durumlarda nasıl işlediğini bu karar bağlamında açıklayınız.
CMK m. 306'da düzenlenen sirayet kurumunun temel şartı, lehe bozma nedeninin, temyiz etmeyen diğer sanıklara da 'uygulanabilir' (tatbiki kabil) nitelikte olmasıdır. Bu, genellikle suçun unsurlarının oluşmaması gibi, tüm sanıklar için geçerli olan ortak ve objektif hukuki durumlar için söz konusudur. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin E: 2018/1076, K: 2018/3082 sayılı kararında, etkin pişmanlık (TCK m. 168) hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönündeki bir kanun yararına bozma talebi, bu aşamada sirayet açısından değerlendirmeye alınmamış ve reddedilmiştir. Bunun temel nedeni, sirayetin uygulanabilirliğinin henüz belirsiz olmasıdır. Kararda, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı, yerel mahkemenin bozma sonrası yapacağı araştırmalara (örneğin, zararın kim tarafından ve ne ölçüde giderildiğinin tespiti) ve toplayacağı yeni delillere bağlıdır. Etkin pişmanlık, genellikle faillerin kişisel davranışlarına (zararı giderme gibi) bağlı, sübjektif nitelikli bir kurumdur. Bir sanık zararı gidermişken diğeri gidermemiş olabilir. Dolayısıyla, bir sanık için etkin pişmanlık koşulları oluşurken, diğeri için oluşmayabilir. Bu durumda, bozma nedeninin diğer sanıklara 'tatbiki kabil' olup olmadığı, ancak mahkemenin bu araştırmaları yapıp delilleri takdir ettikten sonra ortaya çıkacaktır. Yargıtay, bu belirsizlik nedeniyle, sirayet konusunda bu aşamada bir karar vermenin erken olduğunu ve hukuken mümkün olmadığını belirtmektedir. Kararın gerekçesinde ifade edildiği gibi, 'mahkemece yapılacak araştırma ile elde edilecek delillerin takdiri sonucuna göre yeniden kurulacak hükümde sirayetin değerlendirilmesinin mümkün olduğu' belirtilmiştir. Yani, yerel mahkeme, bozma kararına uyarak gerekli araştırmayı yapacak, her bir sanığın durumunu ayrı ayrı değerlendirecek ve eğer bozma nedeninin (etkin pişmanlık şartlarının) temyiz etmeyen sanık için de oluştuğu sonucuna varırsa, CMK m. 306'yı re'sen uygulayarak o sanığı da lehe sonuçtan yararlandıracaktır. Aksi halde, yani sirayet koşulları oluşmamışsa, o sanık hakkındaki kesinleşmiş hüküm varlığını koruyacaktır.