TCK m. 154/1 kapsamında kalan, paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda, hissedarlardan birinin diğer hissedarın payını kullanmasını engelleyecek ve kendi payını aşacak şekilde taşınmazı ekip biçmesi eylemi 'hakkı olmayan yere tecavüz' suçunu oluşturur mu? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2014/18401 sayılı kararını esas alarak, bu durumda suçun maddi unsurunun nasıl gerçekleştiğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #149185

Evet, paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda, hissedarlardan birinin diğer hissedarların rızası olmaksızın ve fiili taksim bulunmaksızın, onların payını kullanmasını engelleyecek ve kendi payını aşacak şekilde taşınmaza müdahalede bulunması, TCK m. 154/1'de düzenlenen 'hakkı olmayan yere tecavüz' suçunu oluşturur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin E: 2014/18401, K: 2014/18401 sayılı kararı bu yönde bir içtihattır. Suçun maddi unsurunun bu olayda nasıl gerçekleştiği şu şekilde açıklanabilir: TCK m. 154/1, suçun oluşumu için bir hakka dayanmaksızın, 'başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal etme' veya 'hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olma' hareketlerini aramaktadır. Medeni Kanun hükümlerine göre paylı mülkiyette, her paydaş taşınmazın tamamı üzerinde hak sahibidir ve diğer paydaşların da yararlanmasını engellemedikçe taşınmazı kullanabilir. Ancak bir paydaş, diğer paydaşların rızası olmadan, onların da payına isabet eden ve kullanma hakları bulunan kısmı, kendi payını aşacak şekilde tek başına işgal ederse (örneğin tamamını ekip biçerse), diğer paydaşların 'hak sahibi' olarak taşınmazdan 'yararlanmasına engel olmuş' olur. Bu durumda fail, kendi payı oranında hak sahibi olsa da, aştığı kısım yönünden 'hakkı olmayan bir yere' tecavüz etmiş sayılır. Yargıtay'ın anılan kararında da, sanığın hissedarı olduğu taşınmazı, katılanın payını kullanmasını önleyecek ve kendi payını aşacak biçimde kullanarak tecavüzde bulunduğu tespitiyle mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Burada suçun maddi unsuru, failin sadece kendi payını değil, diğer hissedarların da hakkı olan alanı, onları dışlayarak ve yararlanmalarına engel olarak kullanmasıyla tamamlanmış olur. Bu suç şikayete tabi olduğundan, zarar gören diğer hissedarın şikayeti üzerine soruşturma ve kovuşturma yapılır.