Ceza ve hukuk yargılamasında 'ekran görüntüsü'nün (WhatsApp, Facebook vb. yazışmaları) delil değeri nedir? Yargıtay'ın farklı dairelerinin kararları (örn: 4. CD 2020/27697 E., 10. CD 2021/5922 E., 3. HD 2023/287 E.) ışığında, bir ekran görüntüsünün hükme esas alınabilmesi için karşılaması gereken usulî ve maddi şartları tartışınız. Özellikle 'delil başlangıcı' olarak kabul edilip tanık dinlenmesini sağlaması için hangi koşullar aranmaktadır?
Ekran görüntülerinin delil değeri, hem ceza hem de hukuk yargılamasında önemli tartışmalara konu olmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, tek başına sunulan, kaynağı ve orijinalliği doğrulanmamış bir ekran görüntüsü, hükme esas alınacak nitelikte kesin bir delil olarak kabul edilmez. Bunun temel nedeni, bu tür görüntülerin kolayca manipüle edilebilir, sahte olarak oluşturulabilir veya içeriğinin değiştirilebilir olmasıdır. Yargıtay kararları ışığında, bir ekran görüntüsünün delil olarak değer kazanabilmesi için şu şartlar aranmaktadır: 1) Doğrulama ve Bütünlük: Ekran görüntüsünün, üzerinde oynama yapılmamış orijinal kaynaktan (örn: telefon, bilgisayar) elde edildiği tespit edilmelidir. Bu genellikle CMK m. 134 uyarınca yapılacak bir dijital materyal incelemesi (adli bilişim incelemesi) ile mümkündür. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin K.2021/5922 sayılı kararı, sadece özet olarak tutanağa geçirilen WhatsApp mesajlarının yeterli olmadığını, denetime olanak verecek şekilde, tarih, saat ve ayrıntılı diyalogları içeren, ekran görüntülerine de yer veren bir tutanak düzenlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. 2) İkrar veya İnkar Etmeme: Karşı tarafın (sanık veya davalı) söz konusu yazışmaları kendisinin yaptığını kabul etmesi veya inkar etmemesi, ekran görüntüsünün delil değerini güçlendirir. Hukuk yargılamasında, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin K.2024/6599 sayılı kararına göre, davalı WhatsApp mesajlarının kendisinden sadır olmadığını iddia etmemişse, bu yazışmalar 'delil başlangıcı' sayılır. 3) Diğer Delillerle Desteklenme: Ekran görüntüsü, tek başına değil, tanık beyanları, ikrar, başka belgeler veya olayın oluş şekli gibi yan delillerle desteklendiğinde anlam kazanır. Delil Başlangıcı Olarak Kabulü: Hukuk yargılamasında, HMK'ya göre tanıkla ispatı mümkün olmayan bir hukuki işlemde (senetle ispat zorunluluğu gibi), bir 'delil başlangıcı' varsa tanık dinlenebilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin K.2023/1549 sayılı kararında belirtildiği gibi, bir WhatsApp yazışmasının delil başlangıcı kabul edilebilmesi için, 'mesajın davalı tarafça gönderildiği hususunda tereddüt bulunmamalıdır.' Eğer davacının telefonunda mesajlar silinmişse ve davalı da inkar ediyorsa, kaynağı belirsiz çıktılar delil başlangıcı sayılmaz ve bu konuda tanık dinlenemez. Sonuç olarak, ekran görüntüsü tek başına zayıf bir delildir. Hükme esas alınabilmesi için orijinalliğinin teknik olarak doğrulanması, sanık/davalı tarafından inkar edilmemesi ve diğer yan delillerle çelişmemesi, aksine desteklenmesi gerekmektedir.