İş yerinde mobbing (psikolojik taciz) iddiasının hukuken ispatlanabilmesi için gerekli olan unsurlar nelerdir? Metinde belirtildiği üzere 'süreklilik' ve 'sistematiklik' unsurları nasıl tespit edilir? Tek seferlik veya arizi olumsuz davranışların mobbing sayılmamasının hukuki gerekçesini, Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi bağlamında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #149174

Mobbing, iş yerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer bir kişiye yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan olumsuz tutum ve davranışlar bütünüdür. Bir eylemin hukuken mobbing olarak nitelendirilebilmesi için şu unsurların bir arada bulunması gerekir: 1) İş yerinde gerçekleşmelidir. 2) Yıldırma, pasifize etme, dışlama gibi kötü niyetli bir amaç taşımalıdır. 3) Mağdurun kişiliğine, mesleki durumuna veya sağlığına zarar vermelidir. 4) En önemlisi, bu davranışlar 'sistematik' ve 'sürekli' olmalıdır. 'Süreklilik' ve 'sistematiklik' unsurları, mobbingi anlık öfke patlamaları, stres kaynaklı tartışmalar veya tek seferlik kaba davranışlardan ayıran temel kriterlerdir. Metinde, uzmanların 'sistematik' tespit için en az altı aylık bir süre öngördüğü ve davranışların ayda birkaç kez tekrarlanması gerektiği belirtilmektedir. Yani, eylemlerin tesadüfi olmaması, belirli bir plan dahilinde ve mağduru hedef alarak tekrarlanması gerekir. Sözün kesilmesi, sürekli eleştirilme, sosyal izolasyon, anlamsız işler verilmesi gibi davranışların bir bütün olarak ve belirli bir zaman dilimine yayılarak gerçekleşmesi bu unsurların varlığını gösterir. Tek seferlik veya arizi (geçici) olumsuz davranışların mobbing sayılmamasının hukuki gerekçesi, bu eylemlerin 'sistematik yıldırma' kastı taşımamasından kaynaklanır. İş hayatının doğası gereği zaman zaman çatışmalar, anlaşmazlıklar ve yoğunluktan kaynaklanan stresli durumlar yaşanabilir. Her olumsuzluk mobbing olarak nitelendirilirse, iş ilişkisinin sürdürülebilirliği tehlikeye girer. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, işverene 'işçilerin psikolojik... tacize uğramamaları... için gerekli önlemleri alma' yükümlülüğü getirmiştir. Bu yükümlülük, münferit olaylardan ziyade, iş yerinde oluşan ve süreklilik arz eden toksik bir çalışma ortamının önlenmesini hedefler. Dolayısıyla, sistematik ve sürekli olmayan bir eylem, TCK kapsamında hakaret veya tehdit gibi başka suçları veya İş Kanunu açısından başka haklı fesih nedenlerini oluşturabilse de, TBK m. 417 anlamında mobbing olarak kabul edilmez.