Kendisine ait olmayan ve elinden çıkarmak amacıyla uyuşturucu maddeyi bir yerden bir yere götüren (nakleden) kişinin eylemi, TCK m. 188/3 (ticaret) ve m. 191 (kullanma) açısından nasıl değerlendirilmelidir? Bu kişinin, yakalandıktan sonra maddenin asıl sahibini bildirmesi durumunda TCK m. 192/3'teki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesinin koşulları nelerdir? Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2018/4630 E. sayılı kararını bu bağlamda yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #149163

Uyuşturucu madde suçlarında failin kastının ve amacının tespiti, suç vasfının belirlenmesinde kritik rol oynar. Kendisine ait olmayan ve sadece elinden çıkarmak amacıyla bir maddeyi nakleden kişinin eylemi, TCK m. 191 kapsamında 'kullanmak için bulundurma' suçunu oluşturmaz. Çünkü bu suçun manevi unsuru, 'kullanma amacı'dır. Olayda bu amaç bulunmamaktadır. Eylem, TCK m. 188/3'te sayılan seçimlik hareketlerden 'nakletme' veya en azından 'bulundurma' kapsamına girer. 'Nakletme', maddenin bir yerden bir yere götürülmesidir ve suçun tamamlanması için alıcıya ulaşması şart değildir. Failin bu eylemi kullanma amacı dışında gerçekleştirmesi, TCK m. 188/3'ün uygulanması için yeterlidir. Bu durumda, yakalanan kişi TCK m. 192/3'teki etkin pişmanlık hükmünden yararlanabilir. Bu hükmün uygulanabilmesi için kişinin, suç haber alındıktan sonra gönüllü olarak 'suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmesi' gerekir. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 26.12.2019 tarihli, 2018/4630 E., 2019/7630 K. sayılı kararında bu durum açıkça belirtilmiştir. Karara göre, sanığın, aleyhine başka delil bulunmayan bir aşamada, aracında ele geçirilen uyuşturucu maddeleri kendisine diğer sanığın verdiğini söyleyerek suç ortağının ortaya çıkmasına yardım etmesi, etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasını gerektirir. Dolayısıyla, nakleden kişi yakalandıktan sonra maddenin asıl sahibinin kim olduğunu veya maddeyi nereden alıp nereye götürdüğünü samimi bir şekilde açıklayarak diğer faillerin yakalanmasını sağlarsa, cezasında TCK m. 192/3 uyarınca indirim yapılması yasal bir zorunluluktur. Bu yardımın, soruşturmanın başında ve somut sonuç doğuracak nitelikte olması, indirimin oranının belirlenmesinde (dörtte birden yarısına kadar) dikkate alınacaktır.