Devlet Memurları Kanunu m. 43/B uyarınca ek göstergeden yararlanmada, memurun sahip olduğu diploma unvanı mı (örn: mühendis) yoksa fiilen görev yaptığı kadro unvanı mı (örn: kimyager) esas alınır? Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun E:2005/2, K:2007/1 sayılı kararının gerekçelerini analiz ederek, 657 sayılı Kanun'un kadro sistematiği ve aylık rejiminin bu konudaki belirleyiciliğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #149162

Bu soru, Devlet memurlarının mali haklarının belirlenmesindeki temel bir prensibi sorgulamaktadır. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun (DİBK) E:2005/2, K:2007/1 sayılı kararı, bu konuda içtihat birliğini sağlayarak net bir ilke ortaya koymuştur. Karara göre, ek göstergeden yararlanmada memurun sahip olduğu diploma unvanı değil, atandığı ve fiilen görev yaptığı kadro unvanı esastır. Kararın temel gerekçeleri şunlardır: 1) Kadro Prensibi: 657 sayılı DMK m. 33, 'kadrosuz memur çalıştırılamayacağını' hükme bağlamıştır. Bu, memurun mali ve hukuki statüsünün kişisel niteliklerinden (diploma gibi) ziyade, hizmetin gereklerine göre belirlenmiş olan kadroya bağlı olduğu anlamına gelir. 2) Aylık ve Ek Göstergenin Niteliği: DMK m. 43 ve m. 147'nin gerekçelerine göre aylık ve onun bir unsuru olan ek gösterge, memurun işgal ettiği kadro karşılığında, görevin önemi, riski, sorumluluğu ve devlet için taşıdığı değer dikkate alınarak ödenen bir paradır. Yetki ve sorumluluk ise eğitimle alınan unvana değil, fiilen işgal edilen kadro unvanına bağlıdır. 3) Göreve Bağlılık: DİBK, ek göstergenin kesinlikle 'göreve bağlı' olduğunu, sunulan hizmetin ve yapılan görevin karşılığı olduğunu vurgulamıştır. Ek gösterge, kadro görevini yürüten personele verilen önemin bir göstergesidir. Bu nedenle, bir memur kimya mühendisi diplomasına sahip olsa dahi, eğer kimyager kadrosunda görev yapıyorsa, kimyagerler için öngörülen ek göstergeden yararlanır; mühendisler için öngörülen daha yüksek ek göstergeden yararlanamaz. Bunun için mühendis kadrosuna atanmış ve bu görevi fiilen ifa ediyor olması gerekir. Sonuç olarak, Türk idare hukukunda memurun mali hakları, özellikle de ek gösterge, soyut unvanlara veya diplomalara göre değil, somut, objektif ve hizmetin gereklerine göre tanımlanmış kadro unvanına göre belirlenir.