Bir ceza davasında, sanığın suçu işlediğine dair tek delil, sanığın yokluğunda dinlenmiş bir tanığın ifadesi ise, bu ifadeye dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulabilir mi? Bu durum hangi temel hakları ihlal eder?
Hayır, kurulamaz. Sanığın yokluğunda dinlenmiş bir tanığın ifadesine dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması, ceza muhakemesinin birçok temel ilkesini ihlal eder. Başta CMK m. 210/1'deki 'tek tanık varsa mutlaka huzurda dinlenir' kuralı olmak üzere, delillerin doğrudan doğruyalığı, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri ihlal edilmiş olur. En önemlisi, sanığın ve müdafiinin CMK m. 201 ve İHAS m. 6/3-d'de güvence altına alınan 'tanığa soru sorma hakkı' ve dolayısıyla 'savunma hakkı' kısıtlanmış olur. Bu şekilde kurulan bir hüküm, adil/dürüst yargılanma hakkının açık bir ihlalidir ve Yargıtay tarafından kesin bir bozma nedeni olarak kabul edilir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/sanik-ve-mudafiinin-yoklugunda-tanik-dinlenebilir-mi)