HMK m. 32/1'e göre yargılamayı sevk ve idare etme görevi hakime aittir. Bu sevk ve idare yetkisi, metnin gerekçesinde belirtildiği gibi, 'şekli' ve 'maddi' anlamda neyi ifade etmektedir?
HMK m. 32'nin gerekçesine göre, hakimin yargılamayı sevk ve idare yetkisi iki boyutta ele alınır: 1) Şekli Anlamda Sevk Yetkisi: Bu, yargılamanın usuli işleyişini yönetmeyi ifade eder. Duruşma günü belirlemek, taraflara tebligat yapılmasına karar vermek, duruşma düzenini sağlamak gibi işlemler bu kapsama girer. 2) Maddi Anlamda Sevk Yetkisi: Bu, davanın esasına ilişkin vakıaların aydınlatılmasına yönelik işlemleri kapsar. Türk hukukunda bu yetki, HMK m. 31'de düzenlenen 'Hakimin davayı aydınlatma ödevi' ile sınırlıdır. Bu ödev kapsamında hakim, belirsiz veya çelişkili hususların açıklığa kavuşturulması için taraflara soru sorabilir ve delil gösterilmesini isteyebilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-32-yargilamanin-sevk-ve-idaresi.html)