Bir derneğin, üyelerinden birinin veya temsil ettiği kesimin menfaatlerini korumak amacıyla kendi adına açtığı 'topluluk davası' (HMK m. 113) ile derneğin kendi tüzel kişiliğine ait bir hakkın ihlali nedeniyle açtığı dava arasındaki temel fark nedir?
Temel fark, dava konusu edilen hakkın sahibindedir. Derneğin kendi tüzel kişiliğine ait bir hakkın (örneğin derneğin malvarlığına zarar verilmesi) ihlali nedeniyle açtığı dava, genel hükümlere göre açılan sıradan bir davadır ve davacı derneğin kendisidir. Topluluk davasında ise (HMK m. 113), dernek, kendisine ait olmayan, üyelerinin veya temsil ettiği kesimin kolektif menfaatlerini ve haklarını korumak için 'kendi adına' dava açar. Yani, hakkın sahibi üyeler veya o kesim iken, dava açma yetkisi (aktif dava ehliyeti) kanunla derneğe tanınmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E: 2015/9314 sayılı kararında bu ayrım net bir şekilde yapılmış ve üyelerin bireysel ticari sırlarının korunması için derneğin topluluk davası açamayacağı belirtilmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-113-topluluk-davasi.html)