N.Ö./Türkiye kararında, cinsel saldırı mağdurunun şikayetini olaydan yaklaşık iki yıl sonra yapması, yerel mahkeme tarafından nasıl değerlendirilmiş ve İHAM bu yaklaşımı neden eleştirmiştir?
Yerel mahkeme, başvurucunun şikayetini geç yapmasına büyük önem atfetmiş ve bu durumu 'hayatın olağan akışına aykırı' bularak, örtülü bir şekilde başvurucunun beyanlarının güvenilir olmadığı kanaatine ulaşmıştır. İHAM ise bu yaklaşımı, 'cinsel saldırı mağdurlarının nasıl davranmaları gerektiği konusunda basmakalıp varsayım veya düşüncelere dayanıldığı' gerekçesiyle eleştirmiştir. İHAM, özellikle sanığın mağdurun amiri olması gibi ast-üst ilişkisinin bulunduğu durumlarda, işini kaybetme korkusu, misilleme riski veya travma gibi faktörlerin mağdurun tepki verme zamanlamasını etkileyebileceğini ve mahkemenin bu somut olguları dikkate almadan, sadece şikayetin geç yapılmış olmasını belirleyici bir faktör olarak görmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/maddi-hakikate-ulasmada-mahkemenin-yeterli-degerlendirme-yapma-zorunlulugu).