Yazar, bir siyasi partinin isminde 'Kürdistan' gibi bir bölge adının kullanılmasının ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini tartışırken, Anayasa m. 90/5 ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin hangi maddesine atıfta bulunarak bu görüşe karşı çıkmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148985

Yazar, bu tür bir ismin ifade hürriyeti kapsamında meşru görülebileceği argümanına iki temel nedenle karşı çıkmaktadır. Birincisi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 'hakların kötüye kullanılması' başlıklı 17. maddesidir. Bu maddeye göre, Sözleşme'deki hiçbir hüküm, bir devlete, topluluğa veya kişiye, Sözleşme'de tanınan hak ve hürriyetlerin yok edilmesini amaçlayan bir etkinlikte bulunma hakkı verdiği şeklinde yorumlanamaz. İkincisi, Anayasa'nın normlar hiyerarşisinin tepesinde olduğu ve Anayasa m. 90/5'in uluslararası sözleşmelere üstünlük tanımasının, Anayasa'nın temel ilkelerinin (örneğin devletin bölünmez bütünlüğü) göz ardı edileceği anlamına gelmeyeceğidir. Yazar, bu nedenle konunun sadece ifade hürriyeti ile açıklanamayacağını, Anayasa ile kurulu düzenin temel ilkelerinin de gözetilmesi gerektiğini savunur (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/turkiye-kurdistan-demokrat-partisi).