5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 25. maddesi, Türk vatandaşlığının 'kaybettirme' yoluyla sona erdirilmesini düzenler. Bu yol ile 23. maddedeki 'çıkma' yolu arasındaki temel fark, irade ve sebep unsurları açısından nedir? 'Kaybettirme' kararı verilen bir kişi, 'Mavi Kart' hakkından yararlanabilir mi?
Türk vatandaşlığının 'kaybettirme' ile 'çıkma' yoluyla sona ermesi arasında, irade ve sebep unsurları açısından temel farklar vardır: **1) İrade Unsuru:** 'Çıkma' yolunda, vatandaşlığın sona ermesi kişinin kendi 'isteği ve talebi' üzerine gerçekleşir. Bu, bireyin kendi tabiiyetini belirleme hakkının bir sonucudur. 'Kaybettirme' yolunda ise, kişinin iradesi aranmaz; tam aksine, bu, devletin tek taraflı iradesiyle, bir 'yaptırım' olarak vatandaşlığa son vermesidir. **2) Sebep Unsuru:** 'Çıkma' için aranan sebepler, kişinin başka bir devlet vatandaşlığını kazanması veya kazanma yolunda olması gibi objektif durumlardır. 'Kaybettirme' için aranan sebepler ise, kanunda (m.29) sayılan ve devletin menfaatlerine aykırı, sadakatle bağdaşmayan belirli fiillerin işlenmesidir (örneğin, yabancı bir devletin hizmetinde gönüllü olarak askerlik yapma, Türkiye ile savaş halindeki bir devletin hizmetine girme vb.). 'Kaybettirme' kararı, bir nevi cezai nitelik taşıyan bir idari yaptırımdır. Bu temel fark nedeniyle, 'kaybettirme' kararıyla Türk vatandaşlığını kaybeden bir kişi, 'Mavi Kart' hakkından yararlanamaz. Çünkü 5901 sayılı Kanun m.28, Mavi Kart hakkını sadece 'çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler' için tanımıştır. Vatandaşlığı bir yaptırım sonucu kaybettirilen kişiler, bu özel ve lehe olan düzenlemenin kapsamı dışındadır.