CMK m.75'in gerekçesinde, iç beden muayenesi ve vücuttan örnek alma işlemlerinin, 'münhasıran şüpheli veya sanığa isnat edilen suçla ilgili delil elde etmek amacına yönelik olması gerektiği' belirtilmiştir. Bu 'amaçla bağlılık' ilkesini, bilimsel bir deney veya genel bir veri bankası oluşturmak amacıyla bu işlemlerin yapılamayacağı kuralı üzerinden açıklayınız.
'Amaçla bağlılık' ilkesi, ceza muhakemesinde temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahalelerin sınırını çizen temel bir güvencedir. CMK m.75, vücut dokunulmazlığına müdahale etme yetkisini, sadece ve sadece belirli bir ceza soruşturması veya kovuşturmasındaki 'maddi gerçeği ortaya çıkarma' ve 'suça ilişkin delil elde etme' amacıyla sınırlar. Bu yetki, bu amacın dışında kullanılamaz. CMK m.75'in gerekçesinde belirtildiği gibi, bu işlemlerin; - **Bilimsel bir deney yapmak amacıyla:** Örneğin, yeni bir adli tıp tekniğini denemek için şüphelilerden rastgele örnek alınamaz. - **Genel bir veri bankası (DNA bankası) oluşturmak amacıyla:** Herhangi bir somut suç şüphesi olmaksızın, ileride işlenebilecek suçları aydınlatmak üzere, belirli bir gruptan (örneğin, belirli bir bölgede yaşayan herkesten) DNA örneği toplanarak bir veri havuzu oluşturulamaz. Bu tür uygulamalar, orantılılık ilkesini ihlal eder ve kişisel verilerin korunması hakkına (Anayasa m.20) aykırı olur. Müdahale, her zaman belirli, mevcut bir suç şüphesine ve o şüpheyi aydınlatma amacına bağlı kalmalıdır. Amaçla bağlılık ilkesi, devletin delil toplama yetkisinin, bireyin temel haklarını orantısız bir şekilde ihlal eden genel bir denetim ve gözetim aracına dönüşmesini engeller.