5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.307/5, 'Cumhuriyet savcısı, sanığın lehine olarak temyiz isteminde bulunmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.' demektedir. Bu hükmü, 'reformatio in peius' (aleyhe değiştirme yasağı) ilkesi açısından açıklayınız. Bu yasak, sadece ceza miktarı için mi geçerlidir, yoksa suç vasfının değiştirilmesi gibi durumları da kapsar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148524

CMK m.307/5, ceza muhakemesinin en temel güvencelerinden olan 'reformatio in peius' (aleyhe bozma/değiştirme yasağı) ilkesinin özel bir düzenlemesidir. Bu ilkenin amacı, sanığın, aleyhine olan bir hükmü temyiz etmekten veya lehine olan bir temyiz sonucundan daha kötü bir duruma düşme korkusuyla kanun yoluna başvurmaktan çekinmesini önlemektir. Hak arama özgürlüğünün bir güvencesidir. Hüküm, sadece Cumhuriyet savcısının sanık lehine yaptığı temyiz başvurusunu düzenlemekle birlikte, Yargıtay tarafından genişletilerek, sadece sanığın veya müdafiinin yaptığı temyiz başvuruları için de uygulanmaktadır. Yani, eğer bir hüküm sadece sanık lehine temyiz edilmişse, bozma sonrası verilecek yeni hüküm, ilk hükümdeki cezadan daha ağır olamaz. Bu yasak, sadece 'ceza miktarı' ile sınırlı değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, sanığın hukuki durumunu ağırlaştıran her türlü değişikliği kapsar. Örneğin: - Daha az cezayı gerektiren bir suçtan verilen mahkumiyetin, bozma sonrası daha ağır cezayı gerektiren bir suça (suç vasfının aleyhe değiştirilmesi) dönüştürülmesi. - Ertelenmiş bir hapis cezasının, bozma sonrası ertelenmemesi. - HAGB kararının, bozma sonrası mahkumiyete ve cezanın infazına karar verilmesi. - Lehe olan bir kanun hükmünün (örneğin, etkin pişmanlık) bozma sonrası uygulanmaması. Tüm bu durumlar, 'reformatio in peius' yasağının ihlali anlamına gelir ve bozma nedenidir.