Bir tazminat davasında, zararın meydana gelmesinde hem zarar verenin hem de zarar görenin kusuru bulunmaktadır (müterafik kusur). Bu durumda hâkim, tazminat miktarını belirlerken bu kusur oranlarını nasıl dikkate almalıdır? Bu indirimin hukuki temeli ve amacı nedir?
Zarar görenin de zararın doğmasına veya artmasına kendi kusurlu fiiliyle katkıda bulunması durumuna 'müterafik kusur' (ortak kusur) denir ve bu durum, TBK m.52/1'de açıkça bir tazminat indirim sebebi olarak düzenlenmiştir. Hâkim, bu durumda tazminatı belirlerken şu adımları izler: **1) Toplam Zararın Tespiti:** Öncelikle, sanki zarar görenin hiçbir kusuru yokmuş gibi, meydana gelen toplam zarar miktarı belirlenir. **2) Kusur Oranlarının Belirlenmesi:** Mahkeme, genellikle bir bilirkişi raporuyla, olayın meydana gelmesinde tarafların (zarar veren ve zarar gören) kusur oranlarını yüzde (%) olarak tespit eder. Örneğin, zarar verenin %70, zarar görenin %30 kusurlu olduğu belirlenebilir. **3) İndirimin Yapılması:** Hâkim, tespit edilen toplam zarar miktarından, zarar görenin kendi kusur oranına tekabül eden miktarı indirir. Yukarıdaki örnekte, 100.000 TL'lik bir zararda, zarar görenin %30'luk kusuru nedeniyle 30.000 TL indirim yapılır ve zarar verenin ödemesi gereken tazminat 70.000 TL olarak belirlenir. Bu indirimin hukuki temeli, 'kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağı' ilkesi ve hakkaniyet düşüncesidir. Amaç, zararın sonuçlarını tarafların olaya katkıları oranında adil bir şekilde paylaştırmaktır. Zarar görenin, kendi kusurunun yarattığı sonuçlara katlanması hakkaniyet gereğidir.